31 Ağustos 2009 Pazartesi

Internet Üzerinden Para Kazanmak

internet ortamında para kazanmak hayal değil. öncelikle bu işe girecek arkadaşlara tavsiyem eğer sağlam bir kaynaktan para kazanmak ve bunun sürekli olmasını istiyorlarsa, bu işe sabırlı bir şekilde başlamalı ve devam etmeli.



bu verdiğim internet sitesi üzerinde günlük reklam tıklamaya dayalı yaklaşık 1 cent kazanma şansınız var tabii ki oldukça küçük bir meblâ gibi görünse de günlük 4 reklam standart üyelere veriliyor günlük. ama ilerleyen zamanlarda yani siteyi sabırlı bir şekilde bir ay süre ile takip ettikten sonra biriken paranızla siteye ortak olma gibi bir olanak var. bu şekilde istediğiniz sayıda hesabı ve hesapları kendinize satın alıyorsunuz ve onları yaptığı her tıklama işleminden yarım cent kazanma şansınız oluyor. bu noktada sitede sunulan golden ve ultimate paket gibi özellikler var siteye ufak bir ücret ödeyerek, standart üyelere göre çok daha fazla avantajlı bir şekilde para kazanma şansınız oluyor. tabii ki siteyi öğrendikten sonra bunu kullanmanız sizin için daha uygun olur, çünkü öncelikli düşünceniz golden veya ultimate pack için ödediğiniz ücreti çıkartıp üstüne para kazanmak olmalıdır. bunu iyice hesaplayıp işe başlamak en doğrusu.

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Bursaspor: 2 - Kasımpaşa: 1

Türkiye Süper Ligi 2009-2010 sezonu ilk maçında Bursaspor kendi evinde konuk ettiği ligin yeni ekibi Kasımpaşa'yı 0-1 geriye düştüğü maçta, taraftarın ve futbolcuların muhteşem hırsıyla geri dönüş yaptı ve arka arkaya gelen gollerle maçı 2-1 kazanmasını bildi. 2009-2010 sezonu üst sıraları hedefleyen Bursaspor için başlangıç maçının oldukça önemli olduğu ortadaydı, bunun yanında karşıdaki takımın bilinmezlik durumu, Sağlam'ın söylediği gibi kapalı kutu olması sebebiyle ve ligin ilk maçlarının zorluğu söylenegelir, son olarakta yeni alınan transferlerin özellikle Arjantinli Batalla ve Sırp Ergic in forma giymediği müsabakada üç puana ulaşabilmek Bursa adına büyük bir adım oldu.

Maçtan Notlar:

Bursa Atatürk Stadyumu çevresi, ateşli taraftarıyla ünlü Bursasporluların uzun süreli futbol özleminden ve güzel bir pazar günü yaz akşamı dolayısıyla normal maç günlerinden daha fazla hazır ve kalabalık görünüyordu. Tribünlerde oluşan görüntü neticesinde söylenebilecek Atatürk Stadyumu tam kapasite ile dolu bir şekilde sezonu açmıştı. Futbolcuların ısınma hareketleri sırasında sırayla tribüne çağrıldığı ve moral olarak maça hazırlanmaları tamamlanmıştı.

Maç saati geldiğinde tribünler hem maçın hem sezonun başlangıcının heyecanını yaşayarak 90 dakika sürecek taraftar desteğine başladılar. İlk yarı süresince, sahada görülen Bursaspor takımının pozisyon arama çabaları ama neticesiz sonuçlanması ve bu çabaların önemli bir kısmının Kasımpaşa'nın oynamak yerine oynatmamak ve kontra atak bulmak üzerine kurulan futbol düzeninde eridi. buna rağmen bir kaç yakalanan pozisyonda da Bursasporlu futbolcular başarılı olamadı. bu görüntü içerisinde ilk yarının son düdüğü çaldı, oynanan bu yarıdaki görüntü bu maçta gol bulmanın çok zor olduğunu alenen gösteriyordu.

İkinci yarı başında aynen süren futbol düzeni, kontra topta kaleci ile karşı karşıya kalma şansını yakalayan erhan'ın ivankov un zamanında müdahale etme şansını ne yazık ki yanlış müdahale etme şeklinde kullanmasıyla boş kale ile karşı karşıya kaldı ve bunun sonucunda topu ağlara göndermesi çok kolay oldu. bu golden sonra kasımpaşalı oyuncuların özellikle Bursa tribünlerinin önünde yaptığı aşırı sevinç gösterileri sonrası, golden sonra tribünleri inanılmaz derecede ateşledi.

Bursasporlu futbolcularında bu büyük desteği kullanabileceği şekilde hırslı bir maça asılmaları, belkide 0-0 neticelenmesi olası görünen maçı. önce ali tandoğanın sağ kanattan yaptığı serbest vuruşta kaliteli oyuncu Zapo nun golü bulmasıyla skor 1-1 oldu, yaklaşık 5 dakika içerisinde yine sağ kanattan yapılan atakta ali tandoğanın pasında topla buluşan volkan şen in yaptığı ortaya öncelikle top kontrolü ve çabuk düzgün bir vuruşla Kasımpaşa defans oyuncuları arasında yeteneğinin sayesinde Bursaspor a üç puanı getiren golü kazandı. Zora giren maç ard arda gelen gollerle 2-1 oldu. bu dakikadan sonra Kasımpaşa nın daha atak görünmesi, 3 oyuncu değişikliğini kullanması nedeniyle 70. dakikadan sonra 10 kişi kalması sonrası dengeli bir maça dönüştü. son dakikalarda altı pasa yakın bir noktadan vurulan en direkt vuruştanda netice alamayan Kasımpaşa nın bu maçta puan alma şansı bitirken, Bursaspor adına sezona 3 puanla başlama anlamına geliyordu.

Ayrıyetten ufak bir arbedenin yaşandığı Kapalı Kale Arkası tribününde polislerin hafif müdahalesi ile son buldu. ama ortaya çıkan bu görüntü Bursasporlular adına hoş olmadı. bir kaç kendini bilmez şahsın sahada en önemli anlarda bu gibi olayların içerisinde yer alması, Bursasporlu olmaktan çok tribünlerde ne amaçla bulundukları adına ipuçları veren bir gösterge niteliğindeydi.

31 Ekim 2007 Çarşamba

Gerçek Mutluluk Arayışı

Mutluluğun Kaynağı nedir? Bir insan dünyada insanların sahip olmak isteyeceği maddi her şeye sahip olsa, o insan tam anlamıyla mutlu olabilir mi, başka hiçbir şeye gerek duymadan.. Maddi kaynaktan beslenen mutluluğun bu dünyanın sona ermesiyle biteceği duygusuyla ne kadar mutlu olabilir ki.. ama manevi mutluluk öyle bir şey değildir, hayatları boyunca kolay kolay mutlu olmayanlar vardır, bazıları da mutlu gibi görünür ama bu onların kendi iç dünyalarında gerçekten bu hissiyatı taşıdıkları anlamına gelmez. İşte bu insanlar için bir gereksinim ve hayal dünyasından çıkış yoludur manevi açıdan mutlu olabilmek. Pek tabii ki, günümüz koşullarında maddiyat okyanusu içinde kaybolmuş kişilerin, hayatta mutluluk göstergesi olarak sadece kahkaha atmayı düşündükleri bir ortamda algılanması zordur.

O insanlar ki, para sahibi olmanın bir kişinin kalbinin sahibi olmakla karşılaştırılamayacak kadar vasıfsız, kifayetsiz olduğunu bilirler. Maddiyat deyince sadece para anlamına da gelmemeli, insanların yaşamları boyunca peşlerinde koşabileceği tüm şeyler aslında bu bağlamda sayılabilir, saygınlık, popülerlik gibi. Hayatımızda şahit olduğumuz dışardan manevi olarak görülen bir çok sevgi gösterisi bile maddi kazanımlar için rol yapmak amacı güdüyor. Bu bağlamda, günlük mutluluk oyununu satışa çıkaranlar bile mevcut, bir şeyler elde etmek isteyen kimseler bunu kullanıyorlar.. Dünyanın gerçeklerini hesaba katarsak, çok zor gerçek manevi hissiyatı yaşamak, sevgiye ve ardından mutluluğa erişmek günümüzde, çünkü hepimiz biliyoruz ki dış görünüşünü dikkate almadan ve herhangi bir önyargıya dayanmadan bir kişiye yaklaşmak, onu anlamak bile imkansız kılınıyor hayatımızda..

Gökyüzüne baktığımızda eğer havada bulutlar varsa, ilk olarak onların hareketlerini göremeyiz ama eğer dikkatlice bakarsak o hareketler bize dünyanın bir hareket içerisinde olduğunu bile açıklayabilir. Bu güzel bir örnektir insanların kaçının yaşadıkları dünyaya bu açıdan bakabildikleri ve bakmak istedikleri adına. yaşam koşulları ve süre gelen hayat yolunda çoğu kişi kendisine maddi bir getirisi olmayan düşüncelerle zaman kaybetmek istemez, isteyenlerde buna zaman bulamazlar aslında..

Mutluluğu arayanlar uzaklara bakmasın artık, o ulaşılmaz bir yerde değil.. sadece ona dikkatlice bakmanız gerekiyor. Dünya yaşamının girdabına girip, insan kendine, kendi içine, kalbine bakmaya zaman bulamıyor, işte sorun da burada başlıyor.. Hayatınız boyunca herşeye sahip olabilirsiniz aynı şekilde hiçbir şeye sahip olmamanız da doğaldır. Ama gerçek mutluluğa sahip olmak, onu hissetmek sizin elinizdedir. Her ne kadar bu duyguyu yaşatmamaya kararlı bir dünya üzerinde yaşıyor olsakta, dedikleri gibi her zaman bir umut vardır..

a.s.

28 Eylül 2007 Cuma

Düşünsel Yalnızlık

Kendinizi içinde bulunduğunuz yaşamdan uzakta hissetmek, sanki o ana yukarılardan bir yerden bakıyor olmak, çoğu zaman hayatınızda bir anlamsızlık içerisinde sağa sola savrulduğunuzu düşündürür.. Çoğu zaman kimse bilmez içinizdeki gerçekleri ve hissettiğiniz duyguları, boşuna söylenmemiştir, bir insan sadece yalnız kaldığında gerçekten olduğu kişidir diye. Diğer taraftan varolan olanaklar ve ortamda içinizde yaşadıklarınızı kelimelere sığdıracak veya anlaşılabilecek kişileri bulmak anlamında imkansız kılar.. Hiç kimse sizi kendinizden daha iyi tanıyamaz, tanıyamayacaktır.. Ama birazda olsa kendinize yakın hissettiğiniz kişiler, sizleri en fazla anlayan ve bir bakıma da en çok tanıyan ve içinizdekileri bilen kişilerdir.. Bu insanların sayısı azaldıkça kişi kendini yalnız hissseder.. Eğer yaşamınıza dönüp baktığınızda böyle bir kişiye rastlamazsanız işte hayatın anlamsızlığını farketmeniz ve fiziksel olarak dünya üzerinde olsanız bile düşüncelerinizle aslında çoktan burayı terketmiş olduğunuz bellidir.. Ama dışardan bakıldığında kimsenin sizi bu haldeyken tanıyıp bunu bilme olasılığı ise yoktur..

Basit konularda yazı yazarken bile bazı şeyleri doğrudan ifade etmek yerine ve okuyabilecek herhangi bir kişiye karşı tanınmamak ve anlaşılmamak isteği de barındıran uzun ve aynı zamanda karmaşık cümleler arkasına sığınma ihtiyacı duymak da.. sadece kendimizi yalnızlığımızı kanıtlayan bir olgu.. hayatı doyasıya yaşamanın ötesinde..

a.s.