20 Mayıs 2012 Pazar

Deniz Yolu Konşimentosu


Bill of Lading (B/L)

Deniz yolu konşimentosu taşıtanın isteği üzerine gemi işletmecisinin veya onun yetkili acentesi tarafından düzenlenen ve taşıtana verilen, malın yüklendiğini ve belirlenen şekilde taşınıp varış yerinde alıcısına teslim edeceğini taahhüt eden bir belgedir. Ayrıca bu belge ile taşıyan, gönderenden eşyayı teslim aldığını kanıtlar.

Deniz yolu konşimentosunda aşağıdaki bilgiler yer almaktadır:
·         Taşıyıcının ad-soyad ve ticari bilgileri,
·         Kaptan ve gemi hakkındaki tüm bilgileri,
·         Yükletenin ve alıcının ad-soyad ,adres ve ticari ünvanları,
·         Yükleme ve boşaltma limanına ait bilgiler,
·         Malın cinsi,sayısı,ölçüsü,markası,
·         Düzenlenme yeri-tarihi ve nüsha adeti,
·         Genelde 3 orijinal olarak düzenlenir.




KONŞİMENTONUN İŞLEVİ

Bu konşimento üç önemli işlevi yerine getirir
1. Malların taşınmak üzere teslim alındığını gösterir.
2. Yükleten ve taşıyıcı arasında yapılan ve malların gönderilene teslim edileceğini belirten bir navlun sözleşmesidir.
3. Yükletilen malları temsil eden ve mallar üzerindeki mülkiyet hakkını ifade eden bir belgedir.


KONŞİMENTONUN HUKUKİ NİTELİĞİ
      
Öncelikle konşimento; taşıyanın kendisine sevk için gönderilen eşyayı teslim aldığı hususundaki kabul ve tanıma beyanını içeren bir belgedir, Konşimentonun düzenlenmesiyle sefer sonunda yükün teslimine yönelik kişisel bir borç doğmaktadır.
      
Konşimentoda yazılı malların teslimini isteyebilmek için mutlaka konşimentonun ibrazı ve bu hakkın devredilebilmesi için de mutlaka konşimentonun teslim edilmesi gerekir.



DENİZ KONŞİMENTOLARININ TÜRLERİ
Deniz yolu konşimentoları genellikle iki temel grupta incelenmektedir. Bunlar;

1.Devir yönünden konşimento türleri
2.Yükleme durumuna göre denizyolu konşimentoları

KONŞİMENTOLARIN DEVİR YÖNÜNDEN TÜRLERİ

  • Nama yazılı konşimento
  • Emre yazılı konşimento
  • Hamiline yazılı konşimento

Nama Yazılı Konşimento(Straight Bill of Lading)
Nama yazılı konşimentolar, ciro yoluyla devredilmesi mümkün olmayan malın mülkiyet hakkı ile beraber devredilmesi ve teslim edilmesi yoluyla devri mümkün olan konşimento türüdür. Taşınan mallar sadece konşimentoda adı yazılan muhataba teslim edilir ve başkasına ciro yoluyla teslim edilmesi söz konusu değildir.

Emre Yazılı Konşimento(Negotiable Bill of Lading)
Bu tip konşimentolar, konşimento kimin adına düzenlenmiş ise malların kendisine teslimini talep edebilir.

Hamiline Yazılı Konşimentolar(Bearer Bill of Lading)
Bu tür konşimentolar deniz ticaretinde çok nadir kullanılmaktadır. Nedeni oldukça riskli olmasıdır. Hamiline konşimentoyu elinde bulunduran taraf, taşımacı firmadan malların kendisine teslimini talep edebilir. Buda şirket için risk teşkil etmektedir.


YÜKLEME DURUMLARINA GÖRE DENİZ KONŞİMENTOLARI

Teslim Alındı (Tesellüm) Konşimentosu
Taşımak üzere alınan fakat henüz gemiye yüklenmemiş olan mallar için yükletenin talebi ile düzenlenen belgedir. Tesellüm konşimentosuna malların ne zaman ve hangi gemiye yüklenmiş olduğuna dair bir kayıt düşüldüğü taktirde “yükleme konşimentosu” niteliği alır ve onun yerine geçer. Kısacası tesellüm konşimentosu, taşınmak üzere teslim alınan ve henüz geminin bordasına konulmamış tük için düzenlenen bir belgedir. Yükün taşıyanın zilyetliğine geçmesi gerekir. Malın yüklemeden önce kaybolması ve hiç yükletilmemesi olasılığı da bulunmaktadır. Bundan dolayı tesellüm konşimentosunda malların alım-satım ve akreditif işlemleri risklidir.

Yükleme Konşimentosu (TERCİH EDİLEN)
Yükün gemiye yüklenmesini izleyen süreçte düzenlenen konşimentodur. Yükün gemiye yüklendiği zaman taşımacı firma ya da onun acentesi tarafından düzenlenir.Yükün gemiye alınması üzerine yükletenin talebiyle, yükün alındığı sırada daha önceden verilmiş olan geçici makbuz veya tesellüm konşimentosunun geri verilmesi karşılığında düzenlenen bir belgedir.Aynı zamanda kaç örnek düzenlendiğinin de konşimento üzerinde gösterilmesi zorunludur. Konşimento, taşıyanın tek taraflı yazılı beyanı olmakla ve imzasını içermekle beraber yükleten, taşıyanın talebi üzerine konşimentonun kendisi tarafından imzalanmış bir örneğini taşıyana vermek zorundadır.


ÖZELLİKLİ DENİZ KONŞİMENTOLARI

Temiz Konşimento (Clean Bill of Lading) (TERCİH EDİLEN)
Mallarda veya ambalajlarında dış görünüş itibariyle gözle görülür bir hasar (kusur,yırtık,kırık,bozuk,çatlak vb.)olduğunu açıkça gösteren ek bir ibare ya da kayıt taşımayan konşimentolara denir.


Kirli Konşimento (Dirty Bill of Lading)
Taşıyıcı, mallarda veya ambalajlarında dış görünüş itibariyle gözle görülür bir hasar (kusur,yırtık,kırık,bozuk,çatlak vb.)tespit edildiği taktirde, bu durumu düzenleyeceği konşimentonun üzerine yazar. Böylece konşimentoya “kirli konşimento” denir.


DENİZ YOLU KONŞİMENTOSUNUN DÜZENLENMESİ

Taşıyan tarafından yükletenin isteği üzerine ve yükletenin isteği kadar örnek halinde düzenlenir. Yükletenin isteği halinde bu, taşıyan için bir zorunluluktur. Talebin bulunmaması halinde konşimento düzenlenmesi zorunluluğu yoktur. Konşimentonun düzenlenmesi için yükün teslim edilmiş veya yüklenmiş olması şarttır. Konşimentoyu düzenlemeye yetkili ve yükümlü olan kişi taşıyandır. Kaptan veya donatanın bu hususta yetkili kılacağı herhangi bir temsilcide, konşimento düzenliyebilir.
     

KONŞİMENTONUN DÜZENLENEN NÜSHALARININ SAYISI

Tesellüm konşimentosunun iadesi mukabilinde yükletenin istediği kadar nüshada “yükleme konşimentosu” düzenler. Konşimentoların bütün nüshalarının aynı metinde olması ve her birinde kaç nüsha olarak tanzim edildiğinin gösterilmesi şarttır.

Konşimentolar birden fazla orijinal nüshalı olarak düzenlenebilir. Bunun amacı birinin yitirilmesi halinde diğerinin kullanılması imkanına sahip olmaktır. Yükletenin isteğine göre düzenlenen orijinal ve suret adetleri konşimentolarda kayıtlıdır. Düzenlenen tüm nüshalara tam takım (full set) denir. Konşimentonun kaç nüsha olarak düzenlendiğini göstermeyen nüshalar, ayrı ve bağımsız birer konşimento özelliği kazanır.



TAŞIMA BELGESİ HANGİ BİLGİLERİ İÇERİR?
·         Consigne(alıcı) adresi aynı formda gösterilir,
·         Alıcının elleçleme işlemlerini yapan acentesinin adresi bu kolonda gösterilir,
·         Taşıyıcının sorumluluğunun başladığı yer belirtilir,
·         Malları taşıyan araç belirtilir,
·         Araca yüklemenin yapıldığı yer belirtilir,
·         Boşaltmanın yapılacağı liman belirtilir,
·         Nihai varış yeri yazılır,
·         İkinci bir araç söz konusu ise buraya yazılır,
·         İkinci araçta malların indirileceği liman belirtilir,
·         Varsa iki aracın son varış noktası yazılır,
·         İşaret ve numaralar belirtilmelidir,
·         Gümrük kapısında kullanılan mühür numarası yazılır.



4 Mayıs 2012 Cuma

Mermer


Mermer bilimsel olarak Kalsiyum karbonat ihtiva eden kristal kaya olarak tanımlanır. Mermere kıymet kazandıran özelliği mimari yapılara güzellik kazandıracak şekilde kullanılmasıdır. Mermer, parlatıldığı zaman çok süslü görüntüler verir. Tarih boyunca önemli mimari eserlerde mermer kullanılmıştır. Örnekler:

Efes Antik Kenti

 Tac Mahal

Bursa Yeşil Cami

Kireçtaşı ve benzerlerinin yüksek ısı ve basınç altında yeniden kristal yapısının değişmesi ile mermer meydana gelir.



Mermer, % 56 kalsiyum oksit (CaO) ve % 44 karbondioksit (CO 2 ) ihtiva eder.

Mermerin çeşitli renkler alması az miktarda demir veya diğer metal oksitlerin, bileşimde yer almasındandır. Mermere renk veren mineraller arasında talk, mika, grafit, demir oksitler, pirit ve kuartz sayılabilir. Silikat mineralleri bol miktarda mevcut olduğunda mermerler birçok değişik renkler alırlar. Mesela piroksenler ve amfiboller yeşil; grena ve vezüviyanit kahverengi; epidot, kontrodit ve sfen sarı rengi kazandırırlar. Siyah ve gri mermerler ince grafit tabakalarının mevcudiyeti ile teşekkül eder.

İlim adamlarına göre mermer, paleozoik jeolojik zamanda meydana gelmiştir. Mermer yer kabuğunda bazen kilometrelerce derinlere kadar uzanabilir. Karalarda bol miktarda bulunur. Fransa, İtalya, Belçika, İspanya mermer yönünden zengindir. Uruguay renkli mermerleri ile meşhurdur. En kaliteli mermerler Hindistan, Afrika ve Amerika’nın Vermont bölgesinde çıkarılmaktadır.

Mermerin topraktan çıkarılması, teknik imkânlarla arttırılmaktadır. Delme ve kesme makinaları, kaldırma ve taşıma araçları ile kabaca topraktan çıkarılan mermer taşları sonra atölyelerde özel testerelerle, planyalarla, tornalarla işlenir.

İnce sanat işleri el ile yapılır.

Mermerler esas olarak yapılarda, iç dekorasyonda, heykelcilikte, masa-sehpa üstünde ve çeşitli süs eşyalarının yapımında kullanılır. Günümüzde mermer küvet, lavabo, mutfak tezgâhı gibi mermer mamulü bina aksesuarları gittikçe yaygınlaşmaktadır. Mermerin sert yapısı merdiven ve zemin döşemelerindeki kullanımını da arttırmaktadır. Heykelcilikte ise mermerin ışığı iletme özelliği ehemmiyet taşır.

Açıkta kullanılan mermerin yarıksız, gözeneksiz olması gerekir. Aksi takdirde mermere sızan su hem renginin bozulmasına hem de ilerde dağılmasına sebebiyet verebilmektedir.

Mermer imalatında artan kırık parçalar da yol, sun’i taş, dolgu maddesi olarak kullanılır.

Yapılan hesap ve tahminlere göre, dünyada yıllık mermer üretimi 550.000 ila 650.000 m3 civarındadır (1993).

Dünyada belli başlı mermer üreten ülkeler: İtalya, ABD, Fransa, Portekiz, Batı Almanya, Türkiye, Belçika, İsviçre, Yugoslavya, Yunanistan, Avusturya ve İspanya’dır. Bu ülkelerin içerisinde en güzel mermer İtalya’da çıkmaktadır.

İtalya’daki Carrara ocağından çıkan kar gibi beyaz mermerler, dünyaca meşhurdur.

Diğer dünya ülkelerinin mermer üretimi veya mermer üretimine katkıları yok denecek kadar azdır.

Türkiye’de bilinen belli başlı mermer yatakları: Marmara Adası, Ankara, Afyon-İscehisar, Sivrihisar, Haymana, Sakarya-Harmantepe ve Akyazı, Dokurcum, Yalova, Bandırma-Kayacık, Muğla-Hamursuztaşı, Akhisar, Kırşehir-Temirli, Maraş, Göksun, Bursa-Orhaneli Bursa-Gemlik, Gebze, Kutluca, Hotan, İskenderun, Yayladağ, Konya-Bozkır, Milas-Güllük ve Adana-Toroslar.

Yapılan tetkiklere göre yurdumuzda en büyük mermer rezervleri Afyon (yaklaşık 276 milyon m3) ve Marmara (yaklaşık 400 milyon m3) mermer yataklarındadır.

MTA raporlarına göre Türkiye 5 milyar m³ mermer rezervi (görünür + muhtemel + mümkün) ile dünya mermer potansiyelinin %40’ına sahiptir. Toplam rezervi 13,9 milyar ton (yaklaşık 5,1 milyar m³) olan Türkiye’nin, 1,6 milyar ton civarındaki görünür rezervi, bugünkü temposuyla, dünya tüketimini 80 yıl karşılayabilecek düzeydedir. Ülkemizde 80′in üzerinde değişik yapıda, 120′nin üzerinde değişik renk ve desende mermer rezervi belirlenmiştir.

Antalya Mermer Ocağı

Uluslararası piyasalarda en tanınmış mermer çeşitleri, Süpren, Elazığ Vişne, Akşehir Siyah, Manyas Beyaz, Bilecik Bej, Kaplan Postu, Denizli Traverten, Ege Bordo, Milas Leylak, Gemlik Diyabaz ve Afyon Şeker’dir.

Sektörde yaklaşık 800 ocak, 1500 fabrika ve 7000 civarında atölye faaliyet göstermektedir. Ocakların %90′ı Ege ve Marmara Bölgesinde yoğunlaşmıştır. Mevcut ocakların %27’si Balıkesir, %24′ü Afyonkarahisar, %12’si Bilecik, %8′i Denizli, %6’sı Muğla ve % 4′ü de Eskişehir İllerinde yer almaktadır. Bu bölgelerdeki üretim tüm üretimin %65′ini oluşturmaktadır.

Kaynak: Wikipedia ve mermer.nedir.com

Anadolu Türk Beylikleri

Karamanoğulları, Konya Karaman çevresi, Osmanlı ile en fazla mücadele eden beylik.
Germiyanoğulları, Kütahya çevresi
Aydınoğulları, Aydın, İzmir çevresinde
Karesioğulları, Balıkesir, Çanakkale çevresinde
Saruhanoğulları, Manisa ve çevresinde
Candaroğulları, Kastamonu ve Sinop çevresinde
Menteşeoğulları, Muğla ve çevresinde
Hamitoğulları, Eğridir ve Antalya çevresinde
Eşrefoğulları, Beyşehir çevresinde
Sahipataoğulları, Afyon çevresinde
İnançoğulları, Denizli ve çevresinde
Eretna Beyliği, Sivas merkezli Orta Anadolu
Kadı Burhaneddin Beyliği , Eretna Beyliği yerine kurulmuştur
Dulkadiroğulları, Elbistan çevresinde
Ramazanoğulları, Adana çevresinde
*Osmanoğulları, Söğüt, Domaniç çevresinde

3 Mayıs 2012 Perşembe

Orta Asya Türk Devletlerine Ait Terimler


OguşAile
UrugSoy
Bod Boy
BodunBoylar Birliği
İl Devlet

Otag Hükümdar çadırı
ÖrginTaht
TuğSancak
Toy  - Devlet Meclisi
Kurultay / Kengeş Meclis

BuyrukBakan
İç Buyruk Saray işleriyle ilgili Bakan
AgılıgHazine Görevlisi
TangaçDamgacı
TudunVali
Subaşı Ordu Komutanı

Şanyu / Kağan / Han / Hakan / İdikut Hükümdarlık ünvanları

Şad Hükümdarın büyük oğlu
Hatun Hükümdar eşi
TarkanSaray görevlisi
TekinHükümdarın erkek çocukları
Bitigci Katip
Yargucı Tercüman, Elçi, Yargıç

Eski Türklerde Dil ve Edebiyat


Türkçe dünyanın en eski ve en köklü dillerinden birisidir. Ural-Altay dil ailesine mensuptur. Önce sözlü olarak gelişmiş sonra yazıya geçilmiştir.

Orhun Alfabesi, Göktürkler tarafından oluşturulmuş. 38 harften meydana gelmiştir.

Uygur Alfabesi, Uygurlar tarafından oluşturulmuş. 18 harften meydana gelmiştir.

Sözlü edebiyat ürünleri, Sagu (ölü arkasından ağıt), Sav(atasözlerine benzeyen felsefi sözler)Koşuk (avlarda, savaşlarda, ziyafetlerde söylenen şiirler) ve Destanlardır.

Oğuz Kağan Destanı
Hunlara Ait
Alper Tunga Destanı ve Şu Destanı
İskitler (sakalar)
Ergenekon ve Bozkurt Destanı
Göktürkler
Türeyiş ve Göç Destanı
Uygurlar
Manas Destanı
Kırgızlar


26 Nisan 2012 Perşembe

Finansal Kiralama Sözleşmesi (Leasing)


Kelime karşılığı kiralama olan leasing, ilk defa 1930’lu yıllarda ABD’de yatırım ve finansman sağlamak amacıyla ortaya çıkmıştır. Türk hukukuna da, 1985 yılında finansal kiralama adıyla girmiştir.

Finansal kiralama (leasing) sözleşmelerinin esası, malın mülkiyet hakkı ile ekonomik olarak işe yararlığının birbirinden ayrılması, malın hukuki sahibi ile ekonomi sahibinin farklı kişiler olmasıdır. Yani, bir yatırım malının gelecekteki kullanıcısı (lessee), bir finans kurumuna  (lessor) başvurarak ondan, özelliklerini belirlediği yatırım malını kendi adına satın almasını ve bu malın tüm hasar riskini de kapsayacak biçimde kullanımını kendisine devretmesini ister.

Bunun karşılığında da malın satın alınma bedeli, masraf faiz ve finans kurumunun karından oluşan finansal kiralama (leasing) bedelini ödeme borcunu üstlenir.

Kullanıcı tarafından üstlenilen ödemeler, malın ekonomik ömrüne karşılık oluşturulacak şekilde taksitler halinde ifa edileceğinden, yatırımcı, ödemelerini malı işletmekle elde edeceği kazançtan yapabilecektir. Böylece, bir üretim malının finansal kiralama (leasing) sözleşmesi yapmak suretiyle sağlayan yatırımcı, malın ekonomik olarak işe yararlılığını elde edip, finansman güçlüklerinden kurtularakyeni alanlara yönelecek, finans kurumuda sözleşme konusu malın mülkiyet hakkına sahip olmak suretiyle ödemeleri güvence altın almış olacaktır.

Kanunda şöyle tanımlanmaktadır;
Kiralayanın, kiracının talebi ve seçimi üzerine üçüncü kişiden satın aldığı veya başka suretle temin ettiği bir malın zilyetliğini, her türlü faydayı sağlamak üzere ve belirli bir süre feshetmemek şartı ile bedeli karşılığında, kiracıya bırakmasını öngörmektedir.

Esaslı Unsurlar
Finansal Kiralama Konusu Mal
Finansal kiralama sözleşmesinin konusuna taşınır ve taşınmaz mallar girmektedir. Patent, marka gibi fikri haklar sözleşmenin konusu olamazlar.

Kiralayan şirket, sözleşme konusu malı kiracının talebi ve seçimi üzerine üçüncü kişiden satın alabilir veya başka bir şekilde sağlayabilmektedir. Kiracı, bir piyasa araştırması yaparak malı ve özelliklerini belirledikten sonra kiralayan şirkete başvurarak malı finanse etmesini ister, kiralayan şirket de malı üçüncü kişilerden sağlayarak zilyetliğini kiracıya devretmektedir. Kiralayan şirketin malı üçüncü kişiden sağlayarak kiracıya teslimini gerçekleştirmesi, finansal kiralama sözleşmesinin ayırt edici özelliklerindendir. Bu nedenle, kiralayan şirketin sözleşmenin başlangıcından itibaren stoklarında bulundurduğu kendine ait malın zilyetliğini kiracıya devretmesi yüklenimini içeren bir sözleşme, şartlara göre ya satım ya da kira sayılmaktadır. Böylece, finansman amacını ve finansal kiralama sözleşmesi olma özelliğini kaybetmektedir.

Finansal Kiralama Bedeli
Finansal kiralama karşılıklı (ivazlı) bir sözleşmedir. Kiralama bedelini ve ödemelerin yapılacağı dönemleri taraflar belirlemektedir. Kiralama bedeli Türk lirası veya Merkez Bankasınca alım satımı yapılan döviz cinsinden belirlenebilir. Yurtdışından yapılacak finansal kiralamalarda kiralama bedeli 25.000 Amerikan doları karşılığı Türk Lirasından az olamaz.

Feshedilmezlik Süresi
Finansal kiralamaz sözleşmelerinin en az 4 yıl süreylefeshedilemeyeceği kanunda belirlenmiştir. İstisnai durumlar mevcuttur.

Anlaşma
Anlaşma, tarafların sözleşme konusu malın belirli bir süreyle feshedilmemek üzere her türlü faydalanma hakkının kiracıya bırakılması, bunun karşılığında da kiracının belirli bir bedel ödemesi konusunda uyuşmaları demektir.

Söz konusu anlaşmada, kiralayan, kredi kurumu niteliğinde olan bir anonim şirkettir. Kiralayan şirketin kuruluşu, şube açması veya yabancı bir şirketin Türkiye’de şube açması Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın bağlı bulunduğu Bakanlığın iznine tabidir.

Kiracı konusunda bir sınırlama olmamasına rağmen, uygulamada finansal kiralama sözleşmesinde kiracı, sözleşmedeki malın yatırım malı olduğu gerçeğinden dolayı, bir yatırımcı olmaktadır. Kiracı durumundaki kullanıcı, genellikle bir alanda üretim yapan bir işletmenin sahibiolan bir kimse olmaktadır.

Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin noterlikçe resen düzenleme biçiminde resmi şekilde yapılması gerekli olmaktadır. Ayrıca, konusu taşınır mal olan sözleşme, kiracının yerleşim yeri noterliğinde tutulan özel sicile tescil edilirken, konusu taşınmaz mal olan sözleşme, taşınmazın bulunduğu tapu kütüğünün beyanlar hanesine, konusu gemi olan sözleşme ise, gemi siciline şerh edilmektedir.

7 Nisan 2012 Cumartesi

Borçlunun Temerrüdü


Borçlunun temerrüdü (direnimi), borcun ifa edilmemesi hallerinden biri olarak ifade edilir. Borcun İfa Edilmemesi (tıkla) hakkında yazdığımız yazıda bahsedildiği gibi. Bunlardan birisi borçlunun kusuruyla ortaya çıkan “kusurlu imkânsızlık”diğeri ise bundan bir noktada ayrılan borçlunun temerrüdü (direnimi) dür.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, birincisinde borçlu ifayı kendi kusuru nedeniyle imkânsızlaştırıp gerçekleştirilemeyecek hale getirmesidir. İkincisinde ise, borçlu ifa zamanı gelen ve ifayı gerçekleştirilebilecek imkâna sahip iken bunu ifa etmemesidir. (ihtara karşın)

Borçlunun temerrüdü ancak ifanın mümkün olduğu sürece söz konusu olabilmektedir. Eğer imkânsızlık söz konusu ise, bu durum onu kusurlu imkânsızlık kategorisine alacaktır.

Temerrüde düşme durumunda ademi ifa kesin değildir, çünkü temerrüde (direnime) düşürülmüş olan borçlunun hala da borcunu ifa etme imkanı vardır. Ancak doğal olarak bu ifa gecikmiş bir ifa niteliğini almış bulunmaktadır.

Borçlar Kanunu borçlunun temerrüdünü 101-108 maddelerinde düzenlemiştir, fakat tanımlamamıştır.
Tanımı hukuk literatüründe şu şekilde yapılmaktadır;

Borçlunun temerrüdü, halen ifası mümkün olan muaccel borcun borçlu tarafından zamanında ifa edilmemesi, yani borcun ifasında gecikilmiş olma halidir.

Şartları
Bu durumun var olabilmesi için, başlıca iki şart gereklidir.
ikinci şart ise ihtardır.

Borcun muaccel olması
Borcun muaccel olması, borçlu tarafından ifasının gerekli bulunduğu, başka bir deyişle alacaklının borçludan ifayı talep ve dava edebileceği anın gelmiş olması demektir. (Ayrıntılı bilgi içinmuacceliyet hakkındaki yazımıza tıklayarak ulaşabilirsiniz)

İhtar
Borçlunun temerrüdünün (direniminin) söz konusu olabilmesi için, borcun muaccel olması yeterli değildir. Ayrıca, alacaklının borcun ifası için borçluya ihtarda bulunması da gereklidir. Bu iki şart beraber gerçekleştiğinde temerrüt mümkün olmaktadır. Yalnızca borcun muaccel olmasıyla hemen temerrüt haline girilmez.

Fakat bu konuda da istisnalar mevcuttur. Yazının ilerleyen bölümlerinde bunlara değineceğiz.

İhtar, herhangi bir şekle tabi olmayan varması gerekli bir irade açıklaması olup, borçluyu gecikmiş olarak da olsa ifaya davet etme anlamını taşımaktadır. İhtara uygulamada protesto denilmektedir. Tacirler arası yapılan ihtarların noter yoluyla, İadeli taahhütlü mektupla veya telgrafla yapılmaları geçerli olmaları için ön koşuldur. Aksi halde yazılı olan her ihtar uygun kabul edilmektedir.

İhtarın içeriği hangi borç için yapıldığını açıkça ifade etmelidir. Ayrıca kanunda ifade edilen şekliyle ihtar dürüstlük kurallarına göre uygun zaman ve yerde yapılmalıdır. Borçlunun yeri biliniyorsa doğrudan ikametgâhına, bilinmiyorsa ilan yoluyla yapılabilmektedir.

İhtara gerek olmayan haller
Vadenin taraflarca birlikte belirlenmiş olması
Taraflar vadeyi belli bir gün olarak belirlemişler ise, bu hallerde borçlu, ihtara gerek olmaksızın salt vadenin gelmiş olmasıyla temerrüde düşmüş olur.
İfa gününü bir ihbarla belirleme hakkının taraflardan birine bırakılmış olması
İhbarla belirleme hakkı, ihtarın ifa gününden önce yapılması gibi kabul edilebilir. Aynı şekilde noter, iadeli taahhütlü veya telgrafla olması gereklidir. İhbarla belirtilen tarih geldiği anda temerrüde düşme söz konusu olur.
İhtarın yararsız görünmesi
Bu durum istisnai durumları içermektedir. Örneğin, borçlunun borcunu ifa etmeyeceğini bildirmesi hali veya borçlunu ihtar kendisine ulaşmasın diye bazı garip iyiniyetli olmayan hareketlere başvurması hali bu istisnalardan bazıları olarak sayılabilir.

Temerrüt Sonuçları
Gecikme Tazminatı
Borçlu, borcun zamanında ifa edilmemiş olmasından dolayı alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. Ancak gecikmenin kendi kusuru ile olmadığını kanıtlaması durumunda bu tazminattan kurtulabilir. Bu tazminatın içerisine, alacaklının ifanın gecikmesi yüzünden yaptığı masraflar ile zamanında yapılmış olsaydı ifanın ona sağlayacağı çıkarlar ve edimin değerinin düşmesinden doğan zararlar girmektedir.
Kazadan Dolayı Sorumluluk
Temerrüt durumunda eğer edim bir şekilde kazaya uğrarsa, bunun bütün sorumluluğu borçludadır.

Para Borçlarında Temerrüt Faizi
Gecikme faizi olarak da ifade edilen, temerrüt faizi para borcunun temerrüde düşünce ödenmesi zorunlu olan faizidir. Temerrüt faizi adi işlerde %5, ticari işlerde %10 olarak belirlenmişti. Ancak 1984 de bu oran en fazla olarak %12 ye çekilmiştir. Son olarak 2006 yılındaki düzenleme ile bu oran %9 a indirilmiştir. Temerrüt faizi, alacaklının kendisine ait bir miktar paranın kararlaştırılan süreden daha fazla süreyle borçlunun yanında kalmasından dolayı uğradığı zararı karşılayan bir tazminat niteliği taşımaktadır. Bu açıdan temerrüt faizine geçmiş günler faizi de denilmektedir. Temerrüt faizi için zararın ispatı gerekmez. Gecikme faizi temerrüt tarihinden itibaren kendiliğinden işlemeye başlar.

Tazminat
Alacaklı, borçlunun temerrüde düşmesi yüzünden uğramış olduğu zararın temerrüt faizinden daha fazla olduğunu ispat ederse, borçlu bu fazla zararı da gidermekle yükümlüdür. Fakat bu durumda borçlunun da kusurlu olmadığını ispat etme hakkı doğmaktadır. Bu duruma ek (munzam) zarar denilmektedir.


İki tarafa birlikte borç yükleyen sözleşmelerde
Bu durumda temerrüt söz konusu olması için, bir taraf kendi yükümlülüğünü ifa etmiş veya ifa etmeye hazır olduğunu karşı tarafa bildirmiş olması gereklidir. Bu tür sözleşmelerde alacaklı olan taraf önce bir süre (mehil) verecektir, sonra ise kanunun kendisine vermiş olduğu seçim hakkını kullanabilecektir.

Mehil
Alacaklı tarafından bizzat belirlenebileceği gibi, mahkeme tarafından belirlenmesi de söz konusu olabilir. İstisnai durumlar ise, borçlunun hal ve davranışından süre vermenin yararsız olacağı anlaşılması, sözleşme hükümleri gereği kesin bir vade söz konusu olmasıdır.

Alacaklının Seçim Hakkı
Bu hakları şu şekilde sıralayabiliriz.
Gecikmiş İfayı İsteme ve Tazminat
İfadan Vazgeçme ve Tazminat
Sözleşmeden Dönme ve Tazminat