9 Aralık 2010 Perşembe

Uluslarası Ticaret Teorisinde Kullanılan Standart Varsayımlar

Uluslarası ticaret teorisinde gerçekleşen ekonomik ilişkiyi anlatırken basite indirgenmiş bir şekilde kullanılan varsayımların ana özellikleri:

-İki ülkeli ve iki mallı varsayımlar kullanılır.
-Uluslarası ticarette para yerine mal değişimi kullanılır, reel değeri ifade etmek adına.
-Tüm piyasaların tam rekabet ortamına sahip olduğu farzedilir.
-Modellerde devlet etkisi yoktur, Gümrük, kota ve kısıtlama gibi araçlar yoktur.
-Taşıma giderleri yok sayılır.
-Ekonominin tam çalışma durumunda olduğu farzedilir.

Bu varsayımlar kullanılarak ortaya konan modellerde basitleştirici şekilde bilgi vermek amacı güdülür, ayrıca teorilerin anlatımı açısından temel olarak doğruları içerir, ama ayrıntılı eklemeler uluslarası ticaret teorisinin ilerleyen aşamalarında anlatılır.

7 Aralık 2010 Salı

Merkantilizm - Klasik Liberalizm dönüşümü

Bu yazı merkantilizm ve klasik liberalizm hakkında temel bilgiler ve dönüşümü açıklama amaçlı yazılmıştır.


Bir ekonomi terimi olan merkantilizm (merchantilism) Klasik teoriden önce uluslarası ticaret konusunda temel olarak kabul edilmiştir.

Önemli noktalar:

*Dünya serveti sabit kabul edilir ve kazancın sıfır toplamlı varolduğu düşünülür.
*Bu nedenle bir ülkenin kazancı diğer ülkenin kaybı olarak ifade edilir.
*Devlet hazinesine daha fazla altın kazandırmak amaçlanır.
*Bu sebeple dış ticarette fazla oluşması istenmektedir.
*Hammadde ithali, onlardan üretilen mamuller ihraç edilmesi teşvik edilir.

Sanayi devrimi sonrası üretim olanakları çok fazla artıyor ve bunun neticesinde ortaya çıkan bu üretimin satışının yapılması gerekli olduğudur. Fakat, merkantilizm düşüncesinde olan diğer tüm ülkeler bu üretim fazlasını almak niyetinde olmayacaklardır.

Tüm bunlar Adam Smith in yazdığı 'Ulusların Zenginliği' (The Wealth of Nations) adlı eserinde açıklanan yeni bir akımın dünyada hakim olmasına yol açmaktadır.

Klasik liberalizm ve günümüzdeki uluslarası ticaret düşüncesinin de temelini oluşturan bu yaklaşım kısaca şu noktalar üzerinde durmaktadır.

*Ekonomideki her aktör kendi çıkarına göre hareket ediyor. Bu etkileşim hem doğal hem de toplum için yarar getiren bir durum; çünkü ekonomik durum kendi halinde bir düzene girme eğilimi gösterir. Bu eğilimin asıl dayanak noktası görünmez el (invisible hand) olarak ifade edilen fiyat mekanizmasıdır. Örnek olarak; herkesin bildiği arz ve talebin getirdiği fiyat değişimi verilebilir. Bu nedenle ticari ilişkilerin devlet müdahalesine gerek olmadığı görüşü hakimdir.

Ayrıca, merkantilizm de söylenen dünya servetinin sabit olması yerine Klasik teoride ülkeler uzmanlaşma ve iş bölümü sayesinde toplam üretim ve tüketimi neticesinde yaşam düzeylerini artırabilmektedirler. Yani, her iki tarafında bir kazancının olduğu durum mümkün olmaktadır.

5 Aralık 2010 Pazar

+35 li numaralardan gelen aramalara dikkat!

Özellikle son zamanlarda hemen herkese cevapsız çağrı gönderen +35 ile başlayan +359897773087 +359889787902 +359897909671 +359892027393 gibi telefonlardan, genel olarak Türkiye'deki cep telefonlarına çağrılar yapılmaktadır.

+35 Ülke kodu olarak Bulgaristan'dan gelen aramalardır.

Bizim ülkemizdeki gibi bazı uyanıklar oradan çağrı bırakıp aramanızı istiyorlar; bu şekilde çeşitli dolandırıcılık yöntemleri kullanarak para kazanmaya çalışmaktadırlar. örnek olarak arama neticesinde kendilerinin kontür kazanması verilebilir. Bu yüzden cep telefonunuza +35 ile başlayan bir çağrı bırakılmışsa kesinlikle bi arayım bakim kim bu numara, ne istiyorlar gibisinden düşünerek boşuna arama yapmayın paranız gitmesin.

21 Nisan 2010 Çarşamba

Bursaspor 2009-2010 Sezonu

Sevgindir bizi yaşatan,
Rengindir ayakta tutan,
Eğer sonunda ölmek varsa yolunda,
Canım feda bursaspora / yeşil beyaza.

Ayakta tutan bizi aşkındır,
Teksaslılar sana aşıktır.
Bursasporlu olmak ayrıcalıktır,
Şampiyonluk bize yakışır.

3 Eylül 2009 Perşembe

Peter Schlemihl

(Gölgesini Satan Adam)

Adelbert Von Chamisso'dan Peter Schelemihl (1814), dünya klasiklerinden orijinal adı: "Peter Schlemihls wundersame Geschichte" ("Peter Schlemihl'in Garip Hikayesi"). Sürgündeki Fransız Aristokrat olan Adelbert tarafından Almanca yazılmıştır.




Kısa bir bilgi vermek gerekirse, hikaye kahramanımız Peter'in gölgesini her elini attığında altın para çıkaran bir kese karşılığında şeytana satması üzerine kurgulanmış. Bu olayın alegoriyi yoluyla bir insan açısından ne gibi sıkıntılar çıkaracağını irdeleyerek, okuyanlara ilginç bir hayal dünyasına davet eder. Hikayede ilgi çekici diğer bir ayrıntıda tabii ki aşk ile alakalı, sevdiği kadına ulaşmaya uğraşısı içerisinde çeşitli maceralar yaşıyor ve hikayemiz ilgi çekici bir sonla bitiyor.

Fakat, bu hikayenin klasik olmasının en önemli nedeni hikayenin sonunun nasıl bittiğinden çok gölgenin satılması ve bu alegoriyi kullanarak açıklanması yapılan asıl konu üzerine kitaptan sonra çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu hikayenin temel mesajını kısaca, 'gölgeni kesinlikle şeytana satma' olarak söyleyebiliriz.

Sayfa sayısı bakımından pek kalın olmayan bu hikayenin özellikle tuğla kitap okumayı sevmeyen ve beceremeyenler için güzel bir başlangıç olabileceğini düşünüyorum.

İlgi çeken not: Hikayedeki şeytan baştan alegori ile betimlenen bir kişilik olarak karşımıza çıkıyor ardından latince söylediği JUSTO DEI JUDICIO JUDICATUS SUM, JUSTO DEI JUDICIO CONDEMNATUS SUM (Tanrının mükemmel yargısında yargılandım ve Tanrının mükemmel yargısıyla suçlu bulundum, hüküm giydim) sözleriyle kendini ifşa ediyor hikayenin ilerleyen bölümlerinde.

31 Ağustos 2009 Pazartesi

Internet Üzerinden Para Kazanmak

internet ortamında para kazanmak hayal değil. öncelikle bu işe girecek arkadaşlara tavsiyem eğer sağlam bir kaynaktan para kazanmak ve bunun sürekli olmasını istiyorlarsa, bu işe sabırlı bir şekilde başlamalı ve devam etmeli.



bu verdiğim internet sitesi üzerinde günlük reklam tıklamaya dayalı yaklaşık 1 cent kazanma şansınız var tabii ki oldukça küçük bir meblâ gibi görünse de günlük 4 reklam standart üyelere veriliyor günlük. ama ilerleyen zamanlarda yani siteyi sabırlı bir şekilde bir ay süre ile takip ettikten sonra biriken paranızla siteye ortak olma gibi bir olanak var. bu şekilde istediğiniz sayıda hesabı ve hesapları kendinize satın alıyorsunuz ve onları yaptığı her tıklama işleminden yarım cent kazanma şansınız oluyor. bu noktada sitede sunulan golden ve ultimate paket gibi özellikler var siteye ufak bir ücret ödeyerek, standart üyelere göre çok daha fazla avantajlı bir şekilde para kazanma şansınız oluyor. tabii ki siteyi öğrendikten sonra bunu kullanmanız sizin için daha uygun olur, çünkü öncelikli düşünceniz golden veya ultimate pack için ödediğiniz ücreti çıkartıp üstüne para kazanmak olmalıdır. bunu iyice hesaplayıp işe başlamak en doğrusu.

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Bursaspor: 2 - Kasımpaşa: 1

Türkiye Süper Ligi 2009-2010 sezonu ilk maçında Bursaspor kendi evinde konuk ettiği ligin yeni ekibi Kasımpaşa'yı 0-1 geriye düştüğü maçta, taraftarın ve futbolcuların muhteşem hırsıyla geri dönüş yaptı ve arka arkaya gelen gollerle maçı 2-1 kazanmasını bildi. 2009-2010 sezonu üst sıraları hedefleyen Bursaspor için başlangıç maçının oldukça önemli olduğu ortadaydı, bunun yanında karşıdaki takımın bilinmezlik durumu, Sağlam'ın söylediği gibi kapalı kutu olması sebebiyle ve ligin ilk maçlarının zorluğu söylenegelir, son olarakta yeni alınan transferlerin özellikle Arjantinli Batalla ve Sırp Ergic in forma giymediği müsabakada üç puana ulaşabilmek Bursa adına büyük bir adım oldu.

Maçtan Notlar:

Bursa Atatürk Stadyumu çevresi, ateşli taraftarıyla ünlü Bursasporluların uzun süreli futbol özleminden ve güzel bir pazar günü yaz akşamı dolayısıyla normal maç günlerinden daha fazla hazır ve kalabalık görünüyordu. Tribünlerde oluşan görüntü neticesinde söylenebilecek Atatürk Stadyumu tam kapasite ile dolu bir şekilde sezonu açmıştı. Futbolcuların ısınma hareketleri sırasında sırayla tribüne çağrıldığı ve moral olarak maça hazırlanmaları tamamlanmıştı.

Maç saati geldiğinde tribünler hem maçın hem sezonun başlangıcının heyecanını yaşayarak 90 dakika sürecek taraftar desteğine başladılar. İlk yarı süresince, sahada görülen Bursaspor takımının pozisyon arama çabaları ama neticesiz sonuçlanması ve bu çabaların önemli bir kısmının Kasımpaşa'nın oynamak yerine oynatmamak ve kontra atak bulmak üzerine kurulan futbol düzeninde eridi. buna rağmen bir kaç yakalanan pozisyonda da Bursasporlu futbolcular başarılı olamadı. bu görüntü içerisinde ilk yarının son düdüğü çaldı, oynanan bu yarıdaki görüntü bu maçta gol bulmanın çok zor olduğunu alenen gösteriyordu.

İkinci yarı başında aynen süren futbol düzeni, kontra topta kaleci ile karşı karşıya kalma şansını yakalayan erhan'ın ivankov un zamanında müdahale etme şansını ne yazık ki yanlış müdahale etme şeklinde kullanmasıyla boş kale ile karşı karşıya kaldı ve bunun sonucunda topu ağlara göndermesi çok kolay oldu. bu golden sonra kasımpaşalı oyuncuların özellikle Bursa tribünlerinin önünde yaptığı aşırı sevinç gösterileri sonrası, golden sonra tribünleri inanılmaz derecede ateşledi.

Bursasporlu futbolcularında bu büyük desteği kullanabileceği şekilde hırslı bir maça asılmaları, belkide 0-0 neticelenmesi olası görünen maçı. önce ali tandoğanın sağ kanattan yaptığı serbest vuruşta kaliteli oyuncu Zapo nun golü bulmasıyla skor 1-1 oldu, yaklaşık 5 dakika içerisinde yine sağ kanattan yapılan atakta ali tandoğanın pasında topla buluşan volkan şen in yaptığı ortaya öncelikle top kontrolü ve çabuk düzgün bir vuruşla Kasımpaşa defans oyuncuları arasında yeteneğinin sayesinde Bursaspor a üç puanı getiren golü kazandı. Zora giren maç ard arda gelen gollerle 2-1 oldu. bu dakikadan sonra Kasımpaşa nın daha atak görünmesi, 3 oyuncu değişikliğini kullanması nedeniyle 70. dakikadan sonra 10 kişi kalması sonrası dengeli bir maça dönüştü. son dakikalarda altı pasa yakın bir noktadan vurulan en direkt vuruştanda netice alamayan Kasımpaşa nın bu maçta puan alma şansı bitirken, Bursaspor adına sezona 3 puanla başlama anlamına geliyordu.

Ayrıyetten ufak bir arbedenin yaşandığı Kapalı Kale Arkası tribününde polislerin hafif müdahalesi ile son buldu. ama ortaya çıkan bu görüntü Bursasporlular adına hoş olmadı. bir kaç kendini bilmez şahsın sahada en önemli anlarda bu gibi olayların içerisinde yer alması, Bursasporlu olmaktan çok tribünlerde ne amaçla bulundukları adına ipuçları veren bir gösterge niteliğindeydi.