29 Aralık 2013 Pazar
Temel İktisat Teorileri
13 Şubat 2012 Pazartesi
Klasik Liberalizm ve Uluslararası Ticaret
Smith’in Klasik Liberalizm’e yön veren bazı görüşleri şunlardır. Bütün bireyler ekonomik çıkarlarına göre hareket ederler, yani kişiler ekonomik insandır. Devlet kişilerin bireysel girişim haklarını kısıtlamamalıdır. “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler”. Çünkü bireyler kendi çıkarları peşinde koşmakla aynı zamanda toplumsal çıkarlara da hizmet etmiş olurlar. Nihayet, ekonomik hayatta düzen sağlayan bir “görünmez el” vardır. Bu görünmez el de fiyat mekanizmasıdır. Ekonomik hayatta düzen, fiyat mekanizmasının işleyişi ile kendiliğinden sağlandığına göre, devletin bu amaçla ekonomiye müdahale etmesine gerek yoktur. Ayrıca Merkantilizm’in aksine Smith’e göre, toplam dünya serveti sabit değildir. Serbest Ticaret dünya servetini arttırmak ve neticesinde her iki ülke açısından da refah getirebilecek bir kavram olmaktadır.
9 Aralık 2010 Perşembe
Mutlak Üstünlük Teorisi (theory of absolute advantage)
1 işçinin günlük üretimi açısından bakarak,
yani emek-değer teorisi bakımından değerlendirirsek,
Türkiye 1 günde A malından 60 birim ve B malından 30 birim üretebiliyor.
Almanya 1 günde A malından 10 birim ve B malından 50 birim üretebiliyor.
Sonuç olarak Türkiye A malı üretiminde mutlak bir üstünlüğe sahiptir ve bu ürün üzerine uzmanlaşması gerekmektedir. Almanya ise B malı üretiminde mutlak bir üstünlüğe sahip görünmektedir ve B malında uzmanlaşma yoluna gitmelidir.
Teori sonucunda yapılması beklenen ticari davranış, Türkiye bu sayede tüm olanakları neticesinde A malı üretimini gerçekleştirip, A malını kullanarak mal değişim yoluyla B malını bu üründe uzmanlaşan Almanya'dan ithal etmelidir. Dünya toplam üretimi bu sayede daha fazla olacak ve daha fazla refaha ulaşmak mümkün olacaktır.
Adam Smith'in ilk olarak 1776 Ulusların Zenginliği adlı eserinde söylediği bu teori uluslarası ticaretin varolma nedenini ortaya koyan tarihsel açıdan önemli bir noktayı gösterir.
7 Aralık 2010 Salı
Merkantilizm - Klasik Liberalizm dönüşümü
Bir ekonomi terimi olan merkantilizm (merchantilism) Klasik teoriden önce uluslarası ticaret konusunda temel olarak kabul edilmiştir.
Önemli noktalar:
*Dünya serveti sabit kabul edilir ve kazancın sıfır toplamlı varolduğu düşünülür.
*Bu nedenle bir ülkenin kazancı diğer ülkenin kaybı olarak ifade edilir.
*Devlet hazinesine daha fazla altın kazandırmak amaçlanır.
*Bu sebeple dış ticarette fazla oluşması istenmektedir.
*Hammadde ithali, onlardan üretilen mamuller ihraç edilmesi teşvik edilir.
Sanayi devrimi sonrası üretim olanakları çok fazla artıyor ve bunun neticesinde ortaya çıkan bu üretimin satışının yapılması gerekli olduğudur. Fakat, merkantilizm düşüncesinde olan diğer tüm ülkeler bu üretim fazlasını almak niyetinde olmayacaklardır.
Tüm bunlar Adam Smith in yazdığı 'Ulusların Zenginliği' (The Wealth of Nations) adlı eserinde açıklanan yeni bir akımın dünyada hakim olmasına yol açmaktadır.
Klasik liberalizm ve günümüzdeki uluslarası ticaret düşüncesinin de temelini oluşturan bu yaklaşım kısaca şu noktalar üzerinde durmaktadır.
*Ekonomideki her aktör kendi çıkarına göre hareket ediyor. Bu etkileşim hem doğal hem de toplum için yarar getiren bir durum; çünkü ekonomik durum kendi halinde bir düzene girme eğilimi gösterir. Bu eğilimin asıl dayanak noktası görünmez el (invisible hand) olarak ifade edilen fiyat mekanizmasıdır. Örnek olarak; herkesin bildiği arz ve talebin getirdiği fiyat değişimi verilebilir. Bu nedenle ticari ilişkilerin devlet müdahalesine gerek olmadığı görüşü hakimdir.
Ayrıca, merkantilizm de söylenen dünya servetinin sabit olması yerine Klasik teoride ülkeler uzmanlaşma ve iş bölümü sayesinde toplam üretim ve tüketimi neticesinde yaşam düzeylerini artırabilmektedirler. Yani, her iki tarafında bir kazancının olduğu durum mümkün olmaktadır.