dünya ticaret örgütü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dünya ticaret örgütü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2012 Perşembe

1990-2000 Türkiye Dış Ticareti


1990’lı yılların başında gerek dünya ekonomisinde yaşanan durgunluk ve “Körfez Krizi” gibi dış faktörler, gerek ekonomideki yüksek enflasyon oranı, kamu açıkları, artan iç ve dış borç yükü sonucunda, ülkemiz 1994 kararları olarak bilinen, ekonomik tedbirler paketi uygulanmaya konmuştur. 1994 de yüksek oranlı devalüasyon sonrası uygulanan ekonomi politikaları ile ihracatımız ve dünya piyasalarındaki rekabet gücümüz artmıştır.

1995 yılında Türkiye, Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) üye olmuştur.

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında Gümrük Birliği 1 Ocak 1996 da yürürlüğe girmiştir. Gümrük birliği sadece tarafların birbirine uyguladıkları gümrük vergileri ile eş etkili vergilerle, ikili ticaretin önündeki her türlü engelin kaldırılmasını (Türkiye ve AB için tarım ürünleri hariç) ve üçüncü ülkeler kaynaklı ürünlerde ortak bir gümrük vergisi tahsil edilmesi hususlarını içermekle kalmayıp, topluluğun ortak ticaret ve ortak rekabet politikalarının temel unsurlarına uyumunu da kapsamaktadır.

1995 yılı başından itibaren ihracata yönelik “Devlet Yardımları” programları yürürlüğe girmiştir.

İhracat Yönetmeliği hükümleri uyarınca, 1936 yılından beri devam etmekte olan ve ihracatçılara, ihracat yapabilme olanağı tanıyan “İhracatçı Belgesi” uygulamasına Ocak 1996 tarihinde son verilmiştir. İhraç edeceği mala göre ilgili “İhracatçı Birliği’ne” üye olan, vergiye tabi gerçek ve tüzel kişi tacirlere ihracat yapabilme olanağı tanınmıştır.

1996 yılında Dahilde İşleme Rejimi Kararı uygulamaya konmuştur. Bu karar uyarınca, Türkiye Gümrük Bölgesi içerisinde yerleşik firmalara verilecek izin belgeleri kapsamında, ihracatçıların ihraç malı üretimi için yurt içinden ve yurt dışından hammadde ve yardımcı madde alımında vergi muafiyeti getirilmiştir.

1997 yılında Uzakdoğu ülkelerindeki mali piyasalarda başlayan kriz, reel sektörü olumsuz etkilemiştir. Küresel krizin Ağustos 1998 de Rusya’ya sıçraması ülkemiz ihracatını da olumsuz etkilemiştir.

1998 döneminde Türkiye dünya ihracatındaki binde 5 lik payı aşmayı hedeflemiştir. Dış Ticaret Müsteşarlığı bu maksatla yeni bir ihracat stratejisi oluşturmak amacıyla “İhracat Stratejisi 1998-2005” hazırlayıp yayınlamıştır.

17 Ağustos 1999 Depremi ve sonrasından yaşananlar sonucunda ülkemiz ekonomisi ve dış ticaretimiz olumsuz yönde etkilenmiştir. 1989 yılından beri sürekli artan ihracatımız 1999 yılında ilk kez 1,4 oranında azalarak 26,5 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.


7 Ocak 2011 Cuma

Dünya Ticaret Örgütü'nün İlkeleri (WTO Principles)

Principles of The Trading System

1. Eşit Muamele (non-discrimination)

İki temel kural içerir. Bunlar; En Çok Kayrılan Ülke (MFN) ve Ulusal İşlem Politikası (ayrıntılı bilgi için üstünü tıklayabilirsiniz)

Her iki kuralda Dünya Ticaret Örgütü'nün mal, hizmetler ve sanatsal varlıkların ticareti konusundaki ana ilkelerini göstermektedir.

MFN (en çok kayrılan ülke kuralı) her üye ülkenin tüm üye ülkelerle aynı şartlarda ticaret yapması gerektiğini öngörür.

Ulusal işlem politikası ise ithal edilen malların yerli mallar ile aynı işlemlere muhattap olması gerektiğini öngörmektedir.


2. Karşılıklı Ödün (reciprocity)

Dış ticaretin serbestleştirilmesine yönelik bir ilkeyi ifade eder. Her ülkenin birbirine eşit oranda tarife indirimine sahip olması gerektiği üzerinde durulur. Genellikle iki taraflı ilişkilerin düzenlenmesinde kullanılır.


3. Uygulanabilir ve Bağlayıcı Sorumluluk (binding and enforceable commitments)

Dünya Ticaret Örgütü üye ülkeleri tarafından verilen tarife indirim taahhütleri yalnızca müzakereleri yürüttüğü ülkeyle anlaşarak ve bu vazgeçmenin meydana getirdiği zararın tazminatı ödenerek geri alınabilir.

Eğer söz konusu anlaşma gerçekleşmezse, Dünya Ticare Örgütü'nün bu konularla görevli organlarını kullanarak, soruşturma başlatılabilir.


4. Şeffaflık (transparency)

Dünya Ticaret Örgütü üyeleri ticaret düzenlemelerini yayınlamak ile yükümlüdür. Bunların amaçlar arasında, görevli kuruluşların bu düzenlemeleri gözden geçirmesi ve kararlarını verebilmesi, başka üyeler tarafından bilgi isteğine cevap verebilmek ve düzenlemede yapılan değişikliklerin duyurulmasının sağlanması sayılabilir.

Ticaret Politikalarını Gözden Geçirme Mekanizması (Trade Policy Review Mechanism - TPRM) tarafından hazırlanan periyodik raporlar açısından söz konusu şeffaflığın gerekliliği açıktır.


5. Emniyet Sübapları (safety valves)

Özel durumlarda, devletler ticareti sınırlandırabilir. Bu bağlamda 3 durum söz konusudur.

-Ekonomik olmayan amaçlarla kullanılan ticari önlemler
-Haksız rekabet karşısında kullanılan ticari önlemler
-Ekonomik amaçla kullanılan ticari önlemler

Gelişmekte olan ülkeler, serbest ticaret bölgeleri ve gümrük birlikleri muaf tutulmuştur.