devalüasyon nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
devalüasyon nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2011 Cumartesi

Devalüasyonun Çeşitli Etkileri

Devalüasyonun dış ödeme dengesi dışında ekonomi üzerinde doğurduğu çeşitli etkileri aşağıdaki başlıklar altında inceleyebiliriz.

Yurtiçi Gelir ve Fiyatlar Üzerine Etkisi

Devalüasyon ülkenin milli gelirini ve iç fiyat düzeyini etkilemektedir. Devalüasyon sonucu ihracatın artması ve ithalatın azalması, söz konusu eğilime sahip sektörlerde toplam talebin yükselmesine neden olacaktır. Bu etki tüm ekonomiye yayılarak tam çalışma düzeyine erişinceye dek reel milli geliri ve fiyatlar genel düzeyini yükseltecektir.

Fiyatlar artışları talepteki artışın yanısıra, maliyetlerdeki yükselmeye bağlı olarak da ortaya çıkabilmektedir. Çünkü, devalüasyondan sonra üretimde kullanılan yabancı girdilerin ve işçi kesimin tükettiği gıda maddelerinin (ithal fiyatı) artmaktadır. Gerek ithal malı girdilerin, gerekse ücretlerin artması sonucunda maliyetler ve dolayısıyla fiyatlar genel düzeyi yükselecek ve maliyet enflasyonunu hızlandırıcı bir etkide bulunacaktır.

Sabit kur sistemini benimseyen birçok az gelişmiş ülkede, para politikası uygulamalarındaki başarısızlık nedeniyle, devalüasyondan sonra enflasyon hızının artması adeta kaçınılmaz görülmektedir. Bu durum halkın devalüasyonu enflasyonun bir sonucu olarak değil, adeta bir nedeni olarak görür olmasına neden olmuştur. Bundan dolayı, sabit kur sistemlerini uygulayan ülkelerde dış açıkların zorunlu hale getirmesine rağmen, hükümetlerin devalüasyondan olabildiğince kaçındığı görülmüştür.

Özetle, devalüasyondan sonra ortaya çıkan gelir ve fiyat artışları, ithalatı özendirip ihracatı caydırıcı etki yapacaktır. Böylece devalüasyonun olumlu göreceli fiyat etkileri kısmen giderilecektir. Bu nedenle, bu iki etken bazen “ters çeviren faktörler” (reversal factors) olarak ifade edilebilmektedir.

Kaynak Dağılımı Üzerindeki Etkisi

Devalüsyon sonrasında, ihraç malları ile ithalata rakip malların üretimi arttığı için kaynaklar bu kesimlere kaydırılmaktadır. Üretim artışı, ya halen işsiz olan, ya da yurtiçi üretim kesimlerinde çekilen kaynaklarla gerçekleştirilecektir. Bu da demek oluyor ki, devalüasyon ekonominin kaynak dağılımını yurtiçi kesimlerden dış ticaret kesimlerine doğru değiştiren bir etki doğurmaktadır. Fakat belirtilmesi gerekir ki, yukarıdaki etkilerin ortaya çıkması oldukça uzun bir süreye bağlı olmaktadır. Bu nedenle kısa süreli dış açıklara karşı katı bir önlem olarak görülebilir. Çünkü hem istenildiği kadar erken sonuç alınamayacak, hem de gereksiz yere ülkenin kaynak dağılımı değiştirilmiş (çarpıtılmış) olacaktır. Bunun gibi kısa süreli açıkların kapatılmasında döviz rezervlerinin kullanılması ve dış borçlanma daha uygun araçlardır.

Yabancı Sermaye Girişleri ve İşçi Dövizleri Üzerine Etkisi
Devalüasyon, aşırı değerlenmiş kurun değiştirilerek, yerine daha gerçekçi (reel denge düzeyine daha yakın) yüksek bir kurun benimsenmesi demek olduğu için, yabancı sermaye girişleri ve dışarıda çalışan işçilerin ülkeye gönderdikleri dövizler teşvik edilmiş olacaktır. Aşırı değerlenmiş bir resmi kur, yabancı paraların ülke ekonomisinde satın alma gücünün düşük tutulması anlamına gelecektir. Bu nedenle, yabancı yatırımcılar bu aşırı değerlenmiş yapay kur üzerinden ülkeye döviz getirip yatırım yapmak istemeyeceklerdir. Sonuç olarak, tahmin edilebileceği gibi devalüasyon gerçekleştikten sonra yani aşırı değerlenmiş kur, reel düzeye ulaştığında yabancı sermaye girişleri artacaktır. Fakat istikrarsızlık nedeniyle devalüasyonun yapıldığı ülkeler yabancı sermaye tarafından tercih edilmediği de bilinmektedir.

Sözü edilen durum Batı Avrupa ülkelerinde çalışan işçilerimizin gönderdikleri dövizler için de gerçekleşmektedir. Serbest piyasada döviz kurlarının (sabit kur sisteminde) resmi kurun çok üzerine yükselmesi dolayısıyla dövizlerin resmi kanallardan kaçırılarak karaborsada bozdurulabildiği görülebilmektedir. Devalüasyon söz konusu olduğunda, işçi dövizlerin yeniden resmi piyasalara çekilmesi sağlanıyordu. Bazen genel bir devalüasyon yerine yalnızca işçi dövizlerini ülkeye çekmek için sırf işçilere yönelik zaman zaman yüksek döviz kurları belirleme yoluna gidiliyordu.

Dış Borçlar Üzerine Etkisi
Devalüasyon ulusal para ile ödenecek dış borçaları etkilememekle birlikte, dövize bağlı dış borçların yükünü arttırmaktadır. Bunun nedeni devalüasyon neticesinde ihraç mallarının yabancı para cinsinden ucuzlamasıdır. (ticaret hadlerinin bozulması) Bu yüzden aynı miktar döviz kazanmak için daha fazla miktar mal ve hizmet ihracat gerekli olacaktır. Devalüasyon, diğer yandan da ihracat hacmini genişleterek döviz gelirlerini arttırmakta ve dış borçların ödenmesini göreceli biçimde kolaylaştırmaktadır. Bu bakımdan net etkinin yönü önceden kesin biçimde belirli olmayacaktır. İki etkinin kıyaslanması ile sonuçlandırabilir.

Dış Ticaret Hadleri Üzerindeki Etkisi
Ticaret hadleri, genel bir tanımlama ile ihracat fiyatlarının ithalat fiyatlarına oranıdır. (net değişim ticaret hadleri) Bir ülkenin ticaret hadlerinin bozulması, ithal malların pahalılaşması ve/veya ihraç mallarının ucuzlaması demektir. İhracat fiyatlarının satıcının ulusal parası cinsinden belirlendiği durumlarda, devalüasyon döviz cinsinden fiyatları düşürmektedir. Oysa ufak bir ülkenin devalüasyon yapması karşısında, normal olarak döviz cinsinden ithalat fiyatlarında bir değişme olmayacaktır. (dünya fiyatlarını değişterecek boyutta talep söz konusu değildir) Yaptığımız tanımlamaya göre bu durum dış ticaret hadlerinin ülkenin aleyhine değişmesine sebep olacaktır. Ticaret hadlerindeki bozulma, genellikle ülkenin refah düzeyinin düşmesi demek olacaktır.

Devalüasyon ve Spekülasyon
Devalüasyon gerek döviz, gerekse mal spekülasyonun hızlandırmaktadır. Devalüasyonun zamanı önceden bilinirse döviz spekülatörleri ellerindeki ulusal para fonlarını derhal dövize çevirir ve beklemeye başlarlar. Devalüasyon yapıldıktan sonra bu fonlar tekrar ulusal paraya dönüştürülerek zahmetsiz büyük kazançlar sağlayabilmektedirler. Devalüasyonun beklendiği durumlarda, ihracatçılar da yapacakları ihracatı devalüasyon sonrasına ertelemektedirler. İthalatçılar ise tersine, ithalatı olabildiğince hızlandırmayı tercih eder ve mal stokları yaparlar. Bütün bu sözü edilen nedenlerden dolayı, hükümet yetkilerinin ilke olarak devalüasyon kararı alınmasında tam bir gizlilik içinde hareket edilmelidir.

Ticaret Ortakları Üzerindeki Etkisi
Devalüasyon, bu işlemi yapan ülkenin ihracatını arttırıp ithalatını caydırarak dış ticaret dengesini düzelten bir etki doğurmaktadır. Buna bağlı olarak da dış ticaret kesimlerinde başlayarak ekonomide ulusal gelir ve çalışma düzeyini yükseltecektir. Ancak bu durum söz konusu ülkenin ticaret ortakları için ihracatın azalması ve ithalatın artması anlamına gelecektir. Bu nedenle ticaret ortaklarının ulusal gelir ve çalışma düzeyleri daralacaktır. Devalüasyonun bu şekilde dış dünyayı olumsuz yönde etkilemesi, özellikle büyük ülkelerin devalüasyon yapmaları durumunda daha belirgin olarak kendini göstermektedir.

Sabit kur sisteminde bir ülkenin kendi ekonomisini düzeltmek için devalüasyona başvurması karşısında, bundan zarar uğrayacak ülkeler de aynı yöntemi kullanma yoluna gidebilirler. Ticaret ortakları bu şekilde kendi ekonomilerini korurken, böyle bir durum devalüasyonu ilk uygulayan ülkenin sağlayacağı olumlu etkiler de azaltılmış olacak veya tamamen ortadan kaldırılacaktır. O nedenle ülkeler devalüasyon kararı almadan önce ticaret ortaklarının tepkileri de gözönünde bulundurmalı ve ona göre hareket etmelidirler.

1 Mart 2011 Salı

Devalüasyon

Basit bir tanımlamaya göre devalüasyon; sabit kur rejimlerinde hükümet kararı ile resmi döviz kurun yükseltilmesi olayına denilmektedir. Revalüasyon ise bunun tam tersi yönünde ulusal paranın değerlendirilmesi olarak ifade edilir.

Bu tanımlamalarda önem verilmesi gereken birinci nokta, uygulanan kur sistemidir. Devalüasyon veya revalüasyon terimleri sabit veya istikrarlı kur sistemlerinde ve hükümet kararı ile döviz kurlarında yapılan ayarlamalar için kullanılmaktadır. Yani serbest dalgalanan kur sistemlerinde piyasanın işleyişi dolayısıyla kurun yükselmesi (ulusal paranın değer yitirmesi – depreciation) veya kurun düşmesi (ulusal paranın değer kazanması – appreciation) için devalüasyon ve revalüasyon terimlerini kullanmak doğru olmaz.

Fakat resmen sabit kurların olmadığı ve kurların piyasaya bırakıldığı sistemlerde de devalüasyon benzeri uygulamalarla karşılaşılması mümkündür. Örneğin, *kurlar piyasaya bırakılmış olduğunda bile merkez bankası müdahaleleri ile piyasa kurunu denge kurundan düşük tutabilmektedir. Bu tarz uygulamalara ulusal paranın aşırı değerlenmiş olmasına neden olan değerlenmiş kur politikası denilmektedir.

Hem Türkiye bağlamında hem de Güney Doğu Asya ülkelerinde kısa süreli yabancı sermayeyi ülkeye çekmek için böyle düşük kur politikaları, yüksek faiz teşvikiyle birlikte uygulanmıştır. Fakat unutulmaması gereken nokta, bu politikaların ulusal paranın aşırı değerlenmiş hale getirmesi nedeniyle ihracatı azaltarak sözü edilen ülkelerin dış ödeme açığı sorunlarını daha zorlayıcı noktalara götürebilmektedir. Sonuç olarak ekonomik kriz kaçınılmaz bir hal alabilmektedir. Krize sürüklenen ülkelerde genellikle ilk olarak, ulusal paralar devalüe edilmesi gündeme gelir.

Özetle devalüasyon uygulamaları temelde kur sistemine özgü olmakla birlikte, kurlarını piyasaya bırakan, fakat piyasaya müdahalelerde bulunan ülkelerde de örnekleri görülen uygulamalardır. Ancak normalde kurların serbest piyasa ortamında arz ve talebe bağlı olarak değişmesi ile devalüasyon ve revalüasyon uygulaması karıştırılmamalıdır.

Diğer taraftan kurun piyasa mekanizmasının işleyişi sonucunda veya hükümetin müdahalesi ile yükseltilmesi durumunda ortaya çıkacak olaylar birbirine benzer niteliktedir. O bakımdan, serbest dalgalanan kur sistemi incelenmesi yaptığımız yazıda inceleyebileceğiniz sistemi bu yazıda devalüasyon üzerinde irdeleyeceğiz.

Her iki sistemdeki kur değişmeleri nitelikleri bakımından tamamen birbirinin aynısı olmadığını belirtmek gerekir. Örneğin, kurlardaki bir değişmenin geçerlilik süreleri arasında büyük farklılıklar olabilmektedir. Mesela sabit veya istikrarlı kur sistemlerinde bir devalüasyon (veya revalüasyon) yapılındığında, belirlenen yeni kurlar uzun süre geçerli olabilmektedir. (bir sonraki yeni ayarlama gelene kadar yıllar geçebilir)

Devalüasyon gerçekleştirildiği ekonomi üzerinde bir tür “şok” etkisi ortaya çıkartmaktadır. Yani kur ayarlaması yüksek oranlıdır ve devalüasyon kararı bir kriz ortamında ekonomiyi daraltma amacına yönelik başka önlemler içeren toplu bir politikanın parçası olmaktadır.

Devalüasyon ve Esneklik Yaklaşımı

J Eğrisi Etkisi

Esneklik Yaklaşımıyla Devalüasyonda Başarı Şartları

yukarda yazılan konular hakkında detaylı bilgilere ulaşmak için üzerlerine tıklayabilirsiniz..