marjinal ithalat eğilimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
marjinal ithalat eğilimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2011 Salı

Dış Ticaret Çarpanı

Toplam harcamalarda belli miktar artışın milli gelirde birkaç kat büyüklüğünde artış doğurmasına “çarpan” (multiplier) mekanizması denilmektedir.

Açık ekonomilerde çarpanın elde edilişi şöyle açıklanabilir.

Aşağıdaki grafikte görüldüğü gibi üst ve alt kısımlardaki E noktasında, başlangıç toplam eksilmeler, toplam eklentilere eşitlenmektedir. Milli Gelir YE düzeyinde dengede olmaktadır.

S + M = I + X




Otononom harcamalardan*1 birisinde, örneğin ihracatta bir değişme meydana gelmiş olsun. Bu durum nedeniyle, milli gelir yükselecektir ve o zamana kadar mevcut olan denge bozulacaktır.

Milli Gelirdeki artış, aynı şekilde tasarruf ve ithalatta da bir artış etkisi yaratmaktadır. Sonuç olarak, tasarruf ve ithalatta ortaya çıkan bu artışlar ile yatırım ve ihracattaki artışlar eşit olduğunda yeniden milli gelir söz konusu dengeye ulaşabilecektir.

Özetle, yeni milli gelir dengesini aşağıdaki koşulu sağlayan düzeyde gerçekleşecektir.

ΔI + ΔX = ΔS + ΔM

Bu koşuldan elde edilecek çarpan (k) katsayısının değeri aşağıdaki formülle bulunmaktadır.

k = 1/MPS + MPM

MPS: Marjinal Tasarruf Eğilimi (marginal propensity to saving)
MPM: Marjinal İthalat Eğilimi (marginal propensity to import)

Milli Gelirdeki değişme ise aşağıdaki formüle göre hesaplanabilmektedir.

ΔY = 1/MPS+MPM (ΔI+ΔX)

Formülden anlaşılabileceği gibi açık ekonomilerde çarpanın değeri marjinal tasarruf eğilimi ile marjinal ithalat eğilimleri toplamının tersine eşit olmaktadır.

Açık ve Kapalı ekonomi arasındaki farka istinaden kapalı ekonomide sadece marjinal tasarruf eğiliminin tersine eşit olmaktadır.

Bu nedenle açık ekonomi çarpanının değeri kapalı ekonomi çarpanından daha küçük olmaktadır. Bu da Keynes modeline göre ortaya konan doğal bir sonuçtur. Çünkü açık ekonomilerde milli gelir akımından ayrılan sızıntılar tasarruflarla birlikte ithalattan oluşmaktadır.

Açık ekonomilerde de milli geliri etkilemesi açısından ihracat ve öteki harcama kalemlerindeki değişmeler arasında bir farklılık görülmez. Neticesinde, yukarıdaki formülde ihracat yerine otonom yatırımların artması da aynı etkiyi doğurmaktadır.

Açık ekonomi çarpanı üstteki grafikte görülmektedir. Örneğin ihracatta ΔX kadar bir artış, grafiğin üst kısmında toplam harcamaları I+X' düzeyine çıkartmıştır. Sonuç olarak milli gelirin ΔY kadar artmasına neden olmuştur.

Grafiğin alt kısmında bunun etkisi X-M fonksiyonunun X'-M biçiminde yukarıya kayması ile gösterilmektedir. Görüldüğü gibi ihracat artışından sonra Milli Gelir Dengesi YF gibi yeni bir denge noktasına kaymıştır. Dış ticaret bilânçosu açığı da FYF düzeyine inmiştir.

Yazının üst kısmında vermiş olduğumuz formülü somut bir örnek üzerinde gösterelim.

Diyelim ki, marjinal tasarruf eğilimi 0,20 ve marjinal ithalat eğilimi 0,05 dir.

Bu durumda çarpanın değeri ne olmaktadır?

Mesela ihracatta 100 liralık artışın milli gelirde yarattığı artış ne kadar olmaktadır (çarpan katı artış söz konusu olacaktır)

Bu değerler formülde yerine konulursa, çarpan katsayısı:

k = 1/(0,20+0,05)
k = 4
olarak bulunur.

Milli Gelir artışı da ΔY = k . ΔX = 4 . 100 = 400 olmaktadır.



1.Otonom harcama temel olarak ekonomide kendisi dışında hiçbir amaç gütmeyen işlemleri ifade eder. Bu ayrımı örnekle şöyle ortaya koyabiliriz. Ekonomideki ithalat veya ihracat insanların günlük ihtiyaçlarına yönelik olmaktadır. Yani bu durumdan başka bir amaca sahip değildir. Fakat, merkez bankasının yaptığı döviz alım ve satımları ise, amaç olarak ekonominin düzenlenmesine yöneliktir. Yani kendisine ait bir amaç taşımamaktadır.

21 Şubat 2011 Pazartesi

İthalat Fonksiyonu

İthalatla milli gelir arasındaki pozitif yönlü ilişkiye “ithalat fonksiyonu” (import function) denilmektedir. İthalat fonksiyonu M(Y) şeklinde ifade edilebilir.

Uygulamada bu ilişkinin nedenleri şöyle açıklanabilir. Öncelikle, ulusal hasılanın üretimini gerçekleştirebilmek için bir kısım yatırım malı, hammadde ve ara mallarının yurtdışından ithal edilmesine gerek duyulmaktadır. Ayrıca tüketimin bir bölümü normal olarak yabancı mallara yönelik olabilmektedir. Böylece hem üretim, hem de tüketim açısından gelen etkilerle milli gelire bağlı ithalat artışı görülmektedir.

İthalat fonksiyonunu aşağıdaki grafik üzerinde görebilmekteyiz. Grafiğe göre milli gelir sıfırken ithalat pozitif değerdedir. (M0 gibi)

İthalat fonksiyonu doğrusunun pozitif eğimli olması milli gelir arttıkça ithalatın da artmakta olduğunu göstermektedir.

Milli Gelir ile ithalat arasındaki ilişki artışlar biçiminde tanımlanabilir. Yani ithalattaki bir artış ΔM ona neden olan gelir artışına ΔY oranına (ΔM/ΔY) “marjinal ithal eğilimi” (marginal propensity to import – MPM) denilmektedir.

MPM = ΔM/ΔY

Eğer milli gelirde 100 TL lik bir artış karşısında ithalat 20 TL artıyorsa,
MPM = 20/100 = 0.2
olmaktadır.


İthalatın milli gelire bağlı olması ortalama değer olarak da tanımlanabilir. Buna göre, ithalatın milli gelire oranına “ortalama ithalat eğilimi” (average propensity to import – APM) denilmektedir. (M/Y)

Bu kavram toplam milli gelirin ne oranda ithalata gittiğini göstermektedir.

İthalat fonksiyonu üzerindeki A gibi bir noktadaki ortalama ithalat eğilimini bulmak için o noktadan eksenlere birer dikme çizilerek M ve Y değerleri bulunur. Sonra bunlardan birincisi ikincisine oranlanır.

Bu işlemin bir diğer yolu da A noktasından orijinden geçecek şekilde bir doğru çizmektir. Bu doğrunun eğimini hesaplayarak ortalama ithalat eğilimini bulabiliriz.

Bu konu hakkındaki üçüncü bir tanımlama da “ithalatın gelir esnekliği” dir. (income elasticity of imports)

Bu kavram gelirdeki yüzde değişme karşısında ithalattaki yüzde değişmeyi ifade eder. Aşağıdaki formülle gösterilebilmektedir.

Formülde anlaşılabileceği gibi ithalatın gelir esnekliği aynı zamanda marjinal ithal eğilimin ortalama ithal eğilimi oranına eşit olmaktadır. Bu son kavram büyüme ile birlikte, ülkenin ithalata olan bağlılığındaki değişmeleri de göstermektedir.

Örnek olarak, eğer milli gelir 10% artarken ithalatta 10% oranında artıyorsa, ithalatın gelir esnekliği (e) = 1 olmaktadır. Ülkenin ithalata bağlılık durumunda değişme olmamaktadır.

Eğer ithalattaki artış oranı milli gelirdeki artıştan daha yüksek oluyorsa, (e > 1) olmaktadır. Bu durumda ithalata bağımlılık artmaktadır.

Eğer ithalattaki artış oranı milli gelirdeki artıştan daha düşük oluyorsa, e < style="font-weight: bold;">ülkenin kendi kendine yeterliliği artmaktadır. (ithalata bağımlılık azalır)

Özet olarak belirtilmesi gerekirse, açık bir ekonomide milli gelirdeki artışın bir kısmı yurtiçi mallara ve bir kısmı ithal mallara harcanmaktadır. Geriye kalan kısım ise tasarruf edilmektedir.

ΔY = ΔC + ΔM + ΔS eşitliğin iki tarafı ΔY ile bölünürse,
ΔY/ΔY = ΔC/ΔY + ΔM/ΔY + ΔS/ΔY elde edilir.

Sonuç olarak, açık ekonomilerde marjinal tüketim, marjinal ithalat ve marjinal tasarruf eğilimlerinin toplamı 1 e eşit olmalıdır. MPC + MPM + MPS = 1

MPC: marjinal tüketim eğilimi
MPM: marjinal ithalat eğilimi
MPS: marjinal tasarruf eğilimi

İthalatın milli gelir ile bağlantısı, dış ödemeler bilânçosu dengesinin sağlanmasında gelir değişmeleri mekanizmasının temelini oluşturmaktadır. Örneğin, *bir dış açık durumunda toplam harcamaların kısılması milli geliri, dolayısıyla ithalatı azaltacaktır. Bu da dış açıkları giderebilir. Aşağıdaki bağlantıda Açık Ekonomide Milli Gelir Dengesini detaylı olarak inceleyen yazıma ulaşabilirsiniz.