9 Aralık 2010 Perşembe

Glykeria

Glykeria Katsoula, Yunan şarkıcı, 1953 yılında Yunanistan'ın Orta Makedonya bölgesindeki Serez ilinde doğmuştur. Kariyeri boyunca Yunanistan'da şarkıcılık yapmıştır, fakat aynı zamanda Türkiye, İsrail, İngiltere ve Fransa'da ün kazanmıştır.

1980 li yılların başında tek başına çıkardığı İzmir'in geleneksel şarkılarından oluşan ilk albümü "Ta Smyrneika" ile şöhret hayatına başlamış ve ünlü mekanlardaki performanslarıyla da daha fazla ün kazanmıştır. Yunanistan'da oldukça sevilen bir sanatçı olmasının yanı sıra yurtdışında da çeşitli ülkelerde konserler vermiştir. 1994 yılında İsrail'de en popüler yabancı şarkıcı ödülü verilmiştir, ayrıca bazı albümleri Fransa, İsrail'de piyasaya çıkmıştır, 2003 yılında ise “Glykeria’s Rebetika Songs” adıyla Türkiye'de bir albümü çıkmıştır. Bunun yanı sıra Ömer Faruk Tekbilek'in Alif albümünde iki şarkıda düet yapmışlardır.

Rebetika (Yunan Arabeski) ve Laika (Yunan Halk Müziği) tarzı eserlerin usta yorumcusu olarak tanınmaktadır ve bu tarz müzikleri pop ile harmanlayarak günümüzde kariyerine devam etmektedir.

Albümleri:

1978 - Mi Kaneis Oneira Trella (Dont Have Crazy Dreams)
1980 - Sta Matia Kita Me (Look Me in The Eyes)
1985 - Tragoudi Esthimatiko (Emotional Song)
1986 - Matia Mou (My Eyes)
1987 - Me Panselino (With a Full Moon)
1990 - Ola Mou Ta Mystika (All My Secrets)
1991 - Ximerose (A New Day)
1992 - I Hora Ton Thavmaton (The Land of Miracles)
1994 - Se Mia Schedia (All In One Plan)
1996 - I Glykeria Tragoudai Antoni Vardi (Glykeria Sings Antonis Vardis)
1998 - Maska (Mask)
2004 - Aniksi (Spring Time)
2006 - Vrohi Ton Asterion (Raining Stars)
2008 - Ta Themelia Mou Sta Vouna
2010 - I Agapi Einai Eleftheri (Love is Free)

Diğer Ülkelerdeki Albümler:

1994 - Golden Hits (Israel)
1995 - The Voice of Greece (France)
1995 - Far Away (Israel)
1997 - 14 Greek Classics (Israel)
1998 - Sweet Sorrow (Israel)
1998 - 15 Greek Classics (France)
1999 - Collection (Israel)
1999 - Glykeria with Israeli Philharmonic Orchestra (Israel)
2002 - Open Heart (Israel)
2003 - Glykeria's Rebetiko Songs (Turkey)
2004 - The Voice of Greece (England)
2004 - The Best of Glykeria (France)
2007 - The Best of Glykeria (Turkey)
2008 - Gift (Israel)

website: http://www.myglykeria.gr

Karşılaştırmalı Üstünlük Teorisi (theory of comparative advantages)

Adam Smith'den sonra gelen David Ricardo, onun fikirleri üzerine ilave ederek yeni bir teorinin temellerini attı, bu teori öylesine güçlüdür ki günümüze kadar yaklaşık 2 asır boyunca uluslarası ticaret açısından temel nokta olarak kabul edilmiştir.

Mutlak üstünlük teorisi ile arasındaki esas fark ise, karşılaştırmalı üstünlük teorisi mutlak üstünlüğü de içinde barındırdığı gerçeği, ama mutlak üstünlük teorisi karşılaştırmalı üstünlük teorisi olmadan eksik kalmasıdır.

Bu teoride öncekine ek olarak ifade edilen, ülkeler arasındaki ticari ilişkilerin yalnızca mutlak üstünlük olduğunda değil, karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olduklarında da yapılması gerekliliğidir.

Sanayileşmiş ve gelişmiş bir ülkenin bir çok ürünü daha az gelişmiş ülkelerden ucuza üretmesi mümkündür, karşılaştırmalı üstünlük teorisi bu durumda bile dış ticaretin her iki ülke açısından daha fazla refah getirdiğini kanıtlayan bir özellik taşır.

David Ricardo'nun bu konudaki örneği İngiltere ile Portekiz arasındaki ticari ilişkiyi içerir.

Bir iş günü imal edilen ürün miktarı açısından bakarak,

İngiltere 80 metre kumaş ve 40 litre şarap üretebilecek durumda,
Portekiz 10 metre kumaş ve 20 litre şarap üretebilmektedir.

İngiltere her iki malda da mutlak üstünlüğe sahip, ve mutlak üstünlük teorisinde uluslarası ticaret yapması beklenilmez.
Ama karşılaştırmalı üstünlük teorisinde konuya bakarsak, kumaşta 8 kat, şarapta ise 2 kat üstünlük bulunmaktadır. Bu nedenle İngiltere'nin kumaş, ve Portekiz'in şarap üretiminde uzmanlaşmasıyla her iki ülkede de refah artacaktır.

İngiltere'de 1 kumaş = 0,5 şarap
Portekiz'de 1 kumaş = 2 şarap

uluslarası piyasada
1 kumaş = 1 şarap eşit olduğu kabul edilirse,

İngiltere her birim kumaş ihracatı yaptığında 1 şarap ithalatı yapmış olacak.
Bu açıdan kendi piyasasında 1 kumaşın değeri 0,5 şarap olduğundan, 1 kumaş verip (1 kumaş=0,5 şarap + 0,5 şarap) = 1 şarap almış olurlar. kazanç 0,5 şarap.

Portekiz her birim şarap ihracatı yaptığında 1 kumaş ithalat yapmış olacak.
Bu açıdan kendi piyasasında 1 kumaşın değeri 2 şarap olduğundan, 1 şarap verip 1 kumaş=2 şarap alırlar, kazanç 1 şarap=0,5 kumaş.

Özet olarak uluslarası ticaret sadece mutlak üstünlük (absolute advantage) olduğunda değil, karşılaştırmalı üstünlük (comparative advantage) olduğu zamanda iki taraf için kazanç getirmekte yani yapılması beklenmektedir.

Karşılaştırmalı üstünlük teorisinde dış ticaretin olması beklenmediği durum sadece ve sadece her iki üründe de aynı kat üstünlüğe sahip olunması durumudur.

Örnek olarak,
İngiltere 20 metre kumaş ve 40 litre şarap
Portekiz 10 metre kumaş ve 20 litre şarap
durumunda karşılaştırmalı üstünlük teorisindeki ticaret beklentisi dışında kalır.

Karşılaştırmalı Üstünlük Teorisinin tarih boyunca temel çerçevesi sabit kalmak kaydıyla çeşitli eksiklikleri ortaya konmuş ve bu süreç boyunca yeni eklemeler yapılmıştır. Bu noktalar;

-Ülkeler arası işgücü verim farkı açıklanmamıştır.
İşgücü homojen olarak kabul edilerek, işgücünün nitelikleri eğitim ve öğretim, toplum yapısı ve üretimin yönetimi konuları hesaba katılmamıştır. Faktör Donatımı Teorisi ile bu konuda ekleme yapılmıştır.

-İş gücü ülke içinde tam hareketli, ülkeler arası ise sıfır hareketli olarak kabul edilmiş.
Fakat, bilindiği gibi ne ülke içerisinde tamamen harekete sahip bir işgücü ne de ülkeler arasında göçlerin olmadığı bir gerçeklik söz konusu değildir. Göçlerin teorinin temelini sarsma etkisi olabilir, eğer emek verimliliğini farkını eşitleyecek düzeyde olursa.

-Teori arza dayalı olarak kurgulanmıştır.
Maliyet ve Fiyat kavramları yoktur, bu nedenle talep dikkate alınmaz. ama fiyatın oluşmasında arz kadar talebinde etkisi olduğu bilinmektedir. Buna istinaden uluslarası fiyat düzeyi tam olarak açıklanamaz.

-Sabit maliyet ve tam uzmanlaşmaya bağlıdır.
Sabit maliyet nedeniyle tam uzmanlaşma beklenir ve diğer ürünün üretimi sıfır olmalıdır. Fakat, gerçekte söz konusu ürün hiçbir zaman sıfır seviyesine inmez, eksik uzmanlaşma fikriyle bu konuda çözüme kavuşturulmuştur.

-Statik bir modeldir.
Zaman ve değişme dikkate alınmaz. Gerçek hayatta ise tam tersi söz konusudur ve değişim her zaman var olmaktadır. Az gelişmiş ülkeler an itibariyle tarım ürünlerindeki üstünlüğü sürekli devam ettirmek yerine sanayi ürünlerinde üstünlüğü amaçlamaları beklenir.

-Üretimin aşamalara ayrılması düşünülmemiştir.
Üretimin aşamalarının günümüzde çeşitli ülkelerde gerçekleştirilmesi söz konusudur, bunun en güzel örnekleri çok uluslu şirketlerdir. Bu eksikliğe karşı teorinin kurulduğu nihai mal yerine ara mal uzmanlaşması da eklenmesi bu çelişkiyi sona erdirir.

Sonuç olarak, David Ricardo'nun Karşılaştırmalı Üstünlük Teorisi günümüz uluslarası ticaretinde hala geçerliliği süren ve tarihsel açıdan dış ticaret için en önemli gelişmelerden biri olarak kabul edilmektedir.

Mutlak Üstünlük Teorisi (theory of absolute advantage)

Adam Smith'in merkantilizm eleştirisi sırasında ortaya koyduğu klasik liberalizm düşüncesini gerçeklediğinde temel dayanak noktası olarak ileri sürdüğü teori mutlak üstünlük teorisiydi. Bu teorinin neticesinde dış ticaretin yapılmasının her iki ülke için daha fazla refah anlamına geleceğini ve iki ülkenin de bundan kazançlı çıkacağı anlatılır.

1 işçinin günlük üretimi açısından bakarak,
yani emek-değer teorisi bakımından değerlendirirsek,

Türkiye 1 günde A malından 60 birim ve B malından 30 birim üretebiliyor.
Almanya 1 günde A malından 10 birim ve B malından 50 birim üretebiliyor.

Sonuç olarak Türkiye A malı üretiminde mutlak bir üstünlüğe sahiptir ve bu ürün üzerine uzmanlaşması gerekmektedir. Almanya ise B malı üretiminde mutlak bir üstünlüğe sahip görünmektedir ve B malında uzmanlaşma yoluna gitmelidir.

Teori sonucunda yapılması beklenen ticari davranış, Türkiye bu sayede tüm olanakları neticesinde A malı üretimini gerçekleştirip, A malını kullanarak mal değişim yoluyla B malını bu üründe uzmanlaşan Almanya'dan ithal etmelidir. Dünya toplam üretimi bu sayede daha fazla olacak ve daha fazla refaha ulaşmak mümkün olacaktır.

Adam Smith'in ilk olarak 1776 Ulusların Zenginliği adlı eserinde söylediği bu teori uluslarası ticaretin varolma nedenini ortaya koyan tarihsel açıdan önemli bir noktayı gösterir.

Emek - Değer Teorisi

Emek - Değer teorisi Adam Smith ortaya atılan ve sonrasında David Ricardo tarafından kullanılan özellikle dış ticaret açısından ekonomik ilişkiler konusunda temel dayanak noktasını oluşturur.

Kısaca, Bir üretim maliyetinin o üretim için harcanan emeğe eşit olduğunu ifade eder.

Maliyet = Harcanan Emek

Bu teorinin içeriğini oluştururken emek homojen bir değer olarak kabul edilmiş, yani her işçinin ortaya koyduğu emeğin aynı nitelik ve niceliğe sahip olduğu farzedilmiştir.

Ayrıca doğal kaynakların doğanın insanlara bir bağışı olarak düşünülmesi ve bunları elde etmek için emek harcanmadığı varsayılmıştır.

Sermaye biriktirilmiş üretim aracı yani emek demektir. Sermayeyi yaratan emek olduğu için emek ile ölçülmesi gerektiği düşünülmüştür.

Genel anlamda teorinin ortaya koyduğu ise;

Emek fazla ise = Maliyet fazla olur = Fiyat fazla olur.
Emek az ise = Maliyet az olur = Fiyat az olur.

Uluslarası Ticaret Teorisinde Kullanılan Standart Varsayımlar

Uluslarası ticaret teorisinde gerçekleşen ekonomik ilişkiyi anlatırken basite indirgenmiş bir şekilde kullanılan varsayımların ana özellikleri:

-İki ülkeli ve iki mallı varsayımlar kullanılır.
-Uluslarası ticarette para yerine mal değişimi kullanılır, reel değeri ifade etmek adına.
-Tüm piyasaların tam rekabet ortamına sahip olduğu farzedilir.
-Modellerde devlet etkisi yoktur, Gümrük, kota ve kısıtlama gibi araçlar yoktur.
-Taşıma giderleri yok sayılır.
-Ekonominin tam çalışma durumunda olduğu farzedilir.

Bu varsayımlar kullanılarak ortaya konan modellerde basitleştirici şekilde bilgi vermek amacı güdülür, ayrıca teorilerin anlatımı açısından temel olarak doğruları içerir, ama ayrıntılı eklemeler uluslarası ticaret teorisinin ilerleyen aşamalarında anlatılır.

7 Aralık 2010 Salı

Merkantilizm - Klasik Liberalizm dönüşümü

Bu yazı merkantilizm ve klasik liberalizm hakkında temel bilgiler ve dönüşümü açıklama amaçlı yazılmıştır.


Bir ekonomi terimi olan merkantilizm (merchantilism) Klasik teoriden önce uluslarası ticaret konusunda temel olarak kabul edilmiştir.

Önemli noktalar:

*Dünya serveti sabit kabul edilir ve kazancın sıfır toplamlı varolduğu düşünülür.
*Bu nedenle bir ülkenin kazancı diğer ülkenin kaybı olarak ifade edilir.
*Devlet hazinesine daha fazla altın kazandırmak amaçlanır.
*Bu sebeple dış ticarette fazla oluşması istenmektedir.
*Hammadde ithali, onlardan üretilen mamuller ihraç edilmesi teşvik edilir.

Sanayi devrimi sonrası üretim olanakları çok fazla artıyor ve bunun neticesinde ortaya çıkan bu üretimin satışının yapılması gerekli olduğudur. Fakat, merkantilizm düşüncesinde olan diğer tüm ülkeler bu üretim fazlasını almak niyetinde olmayacaklardır.

Tüm bunlar Adam Smith in yazdığı 'Ulusların Zenginliği' (The Wealth of Nations) adlı eserinde açıklanan yeni bir akımın dünyada hakim olmasına yol açmaktadır.

Klasik liberalizm ve günümüzdeki uluslarası ticaret düşüncesinin de temelini oluşturan bu yaklaşım kısaca şu noktalar üzerinde durmaktadır.

*Ekonomideki her aktör kendi çıkarına göre hareket ediyor. Bu etkileşim hem doğal hem de toplum için yarar getiren bir durum; çünkü ekonomik durum kendi halinde bir düzene girme eğilimi gösterir. Bu eğilimin asıl dayanak noktası görünmez el (invisible hand) olarak ifade edilen fiyat mekanizmasıdır. Örnek olarak; herkesin bildiği arz ve talebin getirdiği fiyat değişimi verilebilir. Bu nedenle ticari ilişkilerin devlet müdahalesine gerek olmadığı görüşü hakimdir.

Ayrıca, merkantilizm de söylenen dünya servetinin sabit olması yerine Klasik teoride ülkeler uzmanlaşma ve iş bölümü sayesinde toplam üretim ve tüketimi neticesinde yaşam düzeylerini artırabilmektedirler. Yani, her iki tarafında bir kazancının olduğu durum mümkün olmaktadır.

5 Aralık 2010 Pazar

+35 li numaralardan gelen aramalara dikkat!

Özellikle son zamanlarda hemen herkese cevapsız çağrı gönderen +35 ile başlayan +359897773087 +359889787902 +359897909671 +359892027393 gibi telefonlardan, genel olarak Türkiye'deki cep telefonlarına çağrılar yapılmaktadır.

+35 Ülke kodu olarak Bulgaristan'dan gelen aramalardır.

Bizim ülkemizdeki gibi bazı uyanıklar oradan çağrı bırakıp aramanızı istiyorlar; bu şekilde çeşitli dolandırıcılık yöntemleri kullanarak para kazanmaya çalışmaktadırlar. örnek olarak arama neticesinde kendilerinin kontür kazanması verilebilir. Bu yüzden cep telefonunuza +35 ile başlayan bir çağrı bırakılmışsa kesinlikle bi arayım bakim kim bu numara, ne istiyorlar gibisinden düşünerek boşuna arama yapmayın paranız gitmesin.