altın para standardı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
altın para standardı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Temmuz 2011 Pazar

Altın Para Dönemi

Dünyada 1870lerden Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcına kadar kesintisiz olarak altın standardı uygulanmıştır. Şüphesiz, o zamanlarda dünya ekonomisinin merkezi Batı Avrupa, ve özellikle İngiltere olarak söylenebilirdi. Bu yüzden bu yazımızda yapacağımız açıklamaları okurken, zamanın koşullarını da göz önünde bulundurmak faydalı olacaktır.

Altın Para Standardı hakkındaki yazımızından (tıklayarak ulaşabilirsiniz) hatırlanacağı gibi, bu sistemin başlıca özellikleri şunlardır:

-Ulusal paralar arasındaki değişim oranı, ilgili paraların altın değerine göre belirlenmektedir.
-Döviz kurlarındaki değişmeler, altının bir ülkeden diğerine gönderilmesi için gerekli masrafların belirlediği altın ithal ve ihraç noktalarıyla sınırlandırılır.
-Bu durumda iktisat politikasının temel amacı olan dış denkleşme, otomatik gelir ve fiyat mekanizması aracılığıyla sağlanmaktadır.
-Altın Para Standardı gereği olarak ülkeler, bir dış dengesizliğin para arzı üzerindeki otomatik etkilerini önleme (kısırlaştırma) yoluna gidememektedir.

19. yüzyılda, altın standardı “altın çağı” nı yaşanmıştır. Bu dönemde uluslararası ödemelerde mali buhranlara nadir rastlanmaktaydı.

Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle altın standardı uygulamasına ara verilmiştir. Savaş ekonomisinin getirdiği güçlükler nedeniyle, belli başlı paraların altına bağlılığı kaldırıldı ve serbest dalgalanmaya bırakıldı. Ancak bu dünya ekonomisi açısından sürekli bir çözüm olarak kalamazdı. Çünkü tekrar altın standardının getireceği istikrarlı bir sisteme istek vardı. Sonuç olarak savaş sona erdiği gibi, ülkeler ardı ardına altın standardına dönmeye başlamıştır. Ulusal paralar yeniden altına bağlanırken, savaş öncesi paritelerin aynen kabul edilmesine çok önem verilmekteydi. Bu durum bir ulusal prestij konusu olarak görülmekteydi. Oysa bu tutum, ilerleyen yıllarda ortaya çıkacak parasal buhranların altyapısını oluşturacaktı. Çünkü savaş sırasındaki enflasyonist gelişmeler nedeniyle, ülkelerin göreceli rekabet güçleri değişmiş durumdaydı.

1919’da ilk olarak ABD, eski kurdan altın standardına dönüş gerçekleşmiştir. Bu durum diğer ülkelere örnek olmuştur. İngiltere de 1925 yılında savaş öncesi paritesi üzerinden altına bağlanmıştır. 1928 yılına gelindiğinde tüm ülkeler yeniden altın standardına dönmüşlerdir.

Dünya para tarihindeki bu ikinci altın standardı dönemi başarılı olamamıştır. Çünkü her şeyden önce, böyle bir sistemin varolabilmesi için gereken temel koşullar mevcut değildi. Devlet müdahalesinin giderek arttığı 20. yüzyılın ekonomik ve sosyal dünyası, 19. yüzyılın liberal ekonomisinden oldukça farklıydı. Artık uluslararası ticaret ve ödemelerde sınırsız bir serbestlik söz konusu değildi.

Devlet, ekonomik ve sosyal alanda yeni görevler edinmiştir. İşsizlikle mücadele, sosyal güvenlik, dengeli gelir dağılımı, fiyat istikrarı ve iktisadi kalkınma bunların başlıcalarıdır. Hükümetler bu amaçlara yönelik olarak serbest ticarete giderek artan kısıtlamalar koyuyorlardı. Dış açık ve fazlaların ulusal para arzını etkilemesi de otomatik olmaktan çıkmıştı. Merkez bankaları dış dengesizliklerin para arzı üzerindeki istenmeyen etkilerini derhal kısırlaştırıyorlardı. (önlüyorlardı) Dış dengenin sağlanması birinci amaç olmaktan çıkmış, onun yerine iç denge gelmişti. Ayrıca savaş başta Almanya olmak üzere birçok ülke için dış borç ve savaş tazminarı sorununu doğurmuştur, bu da sermaye akımlarının hızını yavaşlatmıştır. Sözü edilen nedenlere bağlı olarak 1920 lerdeki ikinci altın standardı uygulaması uzun ömürlü olmamıştır.

Uluslararası Para Sistemi

Uluslararası Para Sistemi

Uluslararası ekonomik ve mali ilişkilerin düzenli şekilde gelişebilmesi her şeyden önce, etkin ve aksamadan işleyen bir uluslararası para sisteminin varlığına bağlıdır. O nedenledir ki, Adam Smith bile uluslararası para sisteminin önemini vurgulamak için, onu bir “büyük tekerlek” e (great wheel) benzetmiştir. Arabanın, (benzetmede dünya ekonomisi) iyi işlemesi için tekerleklerin de iyi dönmesi gerekiyordu.

Bu yazımızda uluslararası para sistemini genel olarak incelemeye çalışacağız. Uluslararası para sistemi, ülkelerin uyguladıkları döviz kuru sistemlerini, uluslararası anlaşmalarla belirlenen kuralları ve öngörülen mekanizmaları ve oluşturulan uluslarası mali kuruluşları ifade etmektedir.

Uluslararası para sistemini incelemesini öncelikle günümüzdeki uygulamalar üzerinden yapacağız. Fakat bilindiği gibi uluslararası para sisteminin uzun bir geçmişi vardır. Bu yüzden günümüz uygulamalarının geçmişteki uygulamaların bir uzantısı olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bu duruma istinaden sonraki yazılarımızda uluslar arası para sisteminin geçmişi üzerine de bir yazı yazmayı planlıyorum.

Günümüzde belirli bir sistemden söz etmek oldukça güçtür. Çünkü mevcut uygualamalar önceden planlanmış ve uluslararası anlaşmalara göre tasarlanmış bir modele dayanmamaktadır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında uygulanan sabit kurlu Bretton Woods Sistemi 1973 yılına kadar sürmüştür. Bu sistemin kaldırılması sonrasında her ülke kendisine uygun bir sistem uygulamaya başlamıştır. O dönemde bu durumun geçici olduğu düşünülüyordu, yani tekrar Bretton Woods sistemi gibi anlaşmalara dayalı bir sistemin ilerde oluşturulacağı varsayılıyordu.

Ancak geçen zaman sürecinde bu uygulamaların süreklilik kazandığı görülmüştür. Pek tabii ki Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından bu uygulamaların düzenlenmesi amacıyla bazı kararlar alınmaktadır. Fakat, bunları bir sistem olarak belirtmek yerine, yalnızca uluslararası parasal ilişkilerin düzenli biçimde gelişmesini sağlamaya yönelik ilkeler olarak ifade etmek daha doğru olacaktır. Bugün her ülke, IMF’ye bilgi vermek şartıyla serbest değişken kur sistemi ile katı sabit kur sistemleri arasındaki çeşitli düzeylerden istediği uygulamayı seçmekte ve gerekli gördüğü takdirde istediği zaman değiştirmekte serbesttir.



1 Şubat 2011 Salı

Altın Para Standardı

Gold Standard

Dünyada altın para standardı 19. yüzyılın ikinci yarısından 1. Dünya Savaşı’nın başlangıcına kadar kesintisiz biçimde uygulanmıştır. Savaşın bitişinden sonra ülkeler yeniden altın standardına dönmüşseler de bu ikinci deneme uzun süreli olmamıştır.

Altın para standardında her ülkenin parasının değeri belirli ağırlıkta saf altın olarak tanımlanır. Bu fiyata altın paritesi adı verilir. Ulusal paranın değerinin parite düzeyinde sürdürebilmesi için merkez bankası veya darphane gibi görevli bir kurum bu fiyattan dileyen herkese altın satar ve kendisine arz edilen altınları bu fiyattan satın alır. Böylece ülke düzeyinde sabit altın fiyatı uygulaması gerçekleştirilmiş olmaktadır.

Her ülke bu şekilde ulusal parasını altına bağlayınca tüm ulusal paralar otomatik biçimde sabit kurlarla birbirine bağlanmış olmaktadır. Ulusal paralar arasındaki değişim oranı bu paraların kapsadığı altın miktarlarının oranına bağlı olarak belirlenir. Örneğin, *bir Osmanlı akçesi bir gram, bir İngiliz sterlini iki gram saf altına eşitse olduğu durumda, 1 ingiliz sterlini 2 osmanlı akçesine eşit olmaktadır.

Uluslarası düzeyde ulusal paralar arasındaki değişim oranının bunların altın miktar oranına eşit olarak sürdürülmesi, altının ihraç ve ithalinin serbest olması dolayısıyla gerçekleşmektedir. Yani, eğer bir yabancı para ulusal para karşılığında bunların altın kapsamları oranından daha yüksek bir değere çıkma eğilimi gösterirse, kimse o dövizi satın almaz. Bu nedenlye dışarıya ödeme yapacak olanlar yüksek fiyattan para ödemektense altın göndermeyi tercih edebilirler.

Örnek üzerinden gitmek gerekirse, yukarıdaki anlatılanlara bağlı olarak İngiltere’ye ödeme yapmak için İstanbul’da sterlin talep eden bir kimseyi ele alalım. Sterlinin altın fiyatı 2 Osmanlı lirası olduğu için ona daha yüksek bir fiyat ödemez. Bunun yerine İngiltereye altın ihraç eder. Benzer şekilde elinde sterlin bulunan ve bunu Osmanlı lirasına dönüştürmek isteyen bir kimse de bir sterlin karşılığında 2 Osmanlı lirasından daha düşük bir fiyata razı olmayacaktır. Çünkü bunu yapmak yerine altın getirmek daha avantajlı olacaktır.

Bu açıklamalarda altının gönderilmesi masrafsız olarak düşünüldü. Fakat gerçekte altını uluslarası alanda taşımanın bir maliyeti olmaktadır. Taşıma giderleri dikkate alındığında yukardaki sonuçlarda ufak değişiklikler gerekli olacaktır. Bu değişiklik, ulusal paralar arasındaki değişim oranı (döviz kurları) taşıma giderleri kadar bu paraların altın oranından sapma gösterebileceğidir.

Özetle, ele alınan ülkede bir yabancı paranın piyasa kuru en fazla, *onun altın kapsamına göre belirlenen fiyatı ile kapsadığı altın miktarının ilgili ülkeye taşınması için gereken giderlerin toplamın eşit olabilmektedir. Yabancı paranın bu kuruna, ele alınan ülke açısından altın ihraç noktası adı verilmektedir. Yukardaki örnek bağlamında, 1 gram altının İstanbul ile İngiltere arasında taşıma masrafı 0,02 Osmanlı lirası varsayılırsa, 1 sterlin = 2,04 Osmanlı Lirası edecektir. Bunun nedeni Sterlinin 2 gram altın değerinde olmasıdır. Doğal olarak bu fiyattan yüksek bir Osmanlı lirasını sterlin için ödemek yerine altın tercih edilmesi beklenecektir.

Tersi durumda, dövizin alabileceği en düşük değer ise, *paraların altın oranına göre belirlenen fiyattan altının taşıma giderlerinin çıkartılması ile elde edilebilmektedir. Bu da ilgili paranın altın ithal noktasıdır. Yukardaki örnek bağlamında bu durum, 1 Sterlin = 1,96 Osmanlı lirası.

Kısaca, altın para standardı bir sabit kur sistemidir. Bu sistemde döviz kurlarının sabit oluşu görevli kuruluşun bu fiyattan serbest altın alım satım faaliyetlerinde bulunması ve altının ihraç ve ithalinin serbest oluşuyla sağlanmaktadır.

Ulusal paralar altın gibi ortak bir paraya bağlı olduklarından bu sistemde bugünküne benzer biçimde karmaşık döviz piyasaları bulunmaktadır. Altın Para günümüzde uygulanmayan ama sabit kur sisteminin temelini oluşturan bir kur sistemidir.

Sabit Kur Sistemi

Fixed Exchange Rate System

Sabit kur sistemlerinin ana özelliği döviz kurlarının belirli bir düzeyde sürdürülmesidir. En eski sabit kur sistemi altın standardıdır. Ancak çağdaş ekonomilerdeki kağıt para sistemlerinde de sabit kur sistemleri uygulanmaktadır. İkinci Dünya Savaşı sonrasından 1970 başlarına kadar dünyada uygulanan ve Bretton Woods Sistemi olarak adlandırılan sistem bir sabit kur sistemi idi. Bugünkü farklı uygulamalar içinde de çoğu ülkeler sabit kur sistemleri uygulamaktadırlar.


Altın Para Standardı

Günümüzde Sabit Kur Sistemleri

Daha ayrıntılı bilgi almak isteyenler üstteki bölümlere ait yazılara tıklayarak ulaşabilirsiniz.