10 Ocak 2011 Pazartesi

Bankalar ve Banka Dışı Mali İşlemciler (döviz piyasaları)

Döviz piyasasının temel aracı kurumları bankalardır. Ticari bankalar genel olarak hem döviz alım satımıyla, hem de döviz transferi ve akreditif açmak gibi dış ticaret işlemleriyle uğraşırlar.

Ticari bankaların döviz işlemleri genellikle ayrı bir departman olan kambiyo bölümünde yürütülür. Ticari bankalar dışında ülkemizde olduğu gibi yalnızca anında teslim şeklinde döviz alım satım işlemleri yapan, ve halk tarafından döviz büfesi olarak bilinen banka dışı mali kurumlar da vardır.

Bankalar ve banka dışı işlemciler, alış fiyatından (bid price) aldıkları dövizi biraz daha yüksek bir satış fiyatından (ask price) satarak kâr sağlamaya çalışırlar. Bu kuruluşların fazlalığı doğal olarak aralarında rekabet oluşmasını sağlayarak, alış ve satış kurları marjının daralmasına neden olur. Bu aynen mallar piyasasında olduğu gibi döviz piyasasında da etkinliğin sağlanmasına katkıda bulunur.


Çoğunlukla büyük bankaların döviz bölümündeki mali işlemci (dealer), piyasa yapımcısı (market maker) olarak görev yapar. Bu kişiler belirli yabancı paraların alım satımı üzerinde uzmanlaşmışlardır. Hem alım hem satımı yapabilmek için söz konusu paralardan oluşan bir stok bulundurmaları gereklidir. Piyasa yapımcısı (market maker) olan bankalar, gerek kendi para piyasalarında, gerekse dünyanın başka yörelerindeki piyasalarda öteki bankalarla döviz alış verişi yaparak stoklarını banka politikası olarak belirledikleri işlem sınırları içinde sürdürmeye çalışırlar. (örnek %30 dolar, %20 avro gibi)

İşlem sınırları (trading limits) oldukça önemli bir noktadır. Çünkü çoğu bankaların kambiyo bölümü bir tür kâr merkezi durumundadır. Ayrıca burada 'dealer' olarak görev yapan kimseler kazandırdıkları kâr üzerinden pay alırlar. Bu nedenle, bu kâr baskısı altında yetkilerin aşılması gibi durumlar gerçekleşebilir ve bu büyük risklerin oluşmasına sebep olabilmektedir. Nitekim, bazı bankaların bu yüzden büyük zararlara uğradıkları ve hatta iflasa doğru süründükleri şeklinde haberler zaman zaman duyulmaktadır.

Ufak ve orta büyüklükte bankalar ise interbank (toptan) piyasasına katılmasına rağmen genellikle piyasa yapımcılığı (market maker) rolü üstlenmezler. Bu nedenle önemli stokları elde tutmak yerine, müşteriyle yaptıkları perakende ticareti büyük bankalardan döviz alıp satarak gerçekleştirirler. Diğer taraftan bir banka büyük bile olsa bütün ulusal para cinsi üzerinden piyasa yapımcısı olmazlar. Yalnızca müşterilerini en çok ilgilendiren paralar üzerinden kendi adlarına alım ve satım yaparlar. Daha az önemli paralar için onlar da küçük bankalar gibi diğer bankalardan alış ve satış yaparlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder